Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CUMHURİYET ÖNCESİ TÜRK DENİZCİLİĞİ VE KABOTAJ HAKKINA DUVAR KAPİTÜLASYONLAR

Ali Bozoğlu

Ali Bozoğlu

Kapitülasyon genel anlamıyla bir devletin başka bir devlet tüccarlarına ticari, adli ve iktisadi bir takım ayrı ayrıcalıklar sağlaması olarak tanımlanabilir. Başlangıçta kapitülasyonlar Osmanlı İmparatorluğu’nun siyası ve ekonomik çıkarları ile örtüşen ve yabancılardan yararlanma adına bir lütuf olarak padişahlar tarafından verilen bu imtiyazlar dünyadaki hızlı ekonomik gelişme sürecinde içerisinde daha sonra sömürgeleştirme politikalarının temel dayanaklarını oluşturmuştur. Osmanlı Devleti zamanında verilen kapitülasyonlar yabancı gemilere de kabotaj hakkı tanıdığından Osmanlı sancağı taşıyan gemilere kabotaj tekeli tesis edilememiş ve deniz ticareti güçlü yabancı deniz ticareti filolarının egemenliğine geçmiştir. Bu yüzden Osmanlı yabancı tüccarların sınırsız ticaret yaptıkları serbest bir Pazar olmuştur. Limanlar arası gemi işletebiliyorlardı. Limanlar gibi kazanç kaynaklarını ele geçirip buna karşılık hemen hemen her türlü vergiden muaf oluyorlardı.

Osmanlı devrinde Osmanlı bayrağını taşıyan gemiler dış sularda sefer yapabilecek olanağından yoksun, küçük taşma kapasiteli teknelerdi. Bunlar ulusal devletçe sağlanan bazı haklardan yararlanarak ulusal limanlar arasında kömür, tahıl ve tuz taşımaları yapmaktaydı Cumhuriyet’in ilân edildiği 1923 yılında Limanlardaki küçük hizmet tekneleri, istimbotlar, çatanalar dahil, tüm şehir hattı vapurları, irili ufaklı yolcu ve yük gemileri, hepsi hepsi ancak 271 taneydi ve toplam gros tonajı da 48.085’i zor buluyordu. Bu sayıya yalnız Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresi’nin gemileri değil, ülkede liman kaydı bulunan büyüklü küçüklü tüm gemiler dahildi! Karadeniz’de Hopa’dan İğneada ‘ya, Ege’de Enez’den Akdeniz’den Antakya’nın Samandağ önlerine kadar 8,333 km uzunluğunda kıyısı olan bir ülkede hepsi 271 deniz aracı Kürekle yürütülen, yelkenle yolalan küçük sandalları saymazsanız, toplam 271 deniz aracı bulunmaktaydı.

Birinci Dünya Savaşının başlamasından önce Türk ticaret filosunun taşıma kapasitesi 110,000 tona ulaşmıştı. Savaş sırasında 63 adet gemi batırılmıştır.

Osmanlı Seyr-İ Sefain İdaresi:

1843 Yılında Sultan 1.Abdülmecit (1839–1861) döneminde Tersan-i Amire’ye bağlı olarak Feved-i Osmaniye adı altında kuruldu. Üç grupta seferler yapmaya başlamıştır.

1-Seval-i Mütacavire (Civar Kıyılar) Üsküdar-Kadıköy-Beşiktaş – Adalar-, Yeşilköy -Bakırköy 2-Sevahil-i Karibe (Yakın Kıyılar) İzmit-Gemlik-Tekirdağ-Bandırma-Gelibolu 3-Sevahil-i Baide (Uzak Kıyılar) Selanik-İzmir –Varna-Samsun-Trabzon seferler yapmak üzere kuruldu. Daha sonra Adı 1870 yılında İdare-i Aziziye, 1878 yılında İdare-i Mahsusa 1909 yılında Osmanlı Sey-i Sefain İdaresi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilânıyla,1923 yılında 597 sayılı kanunla Türkiye Seyr-i Sefain İdaresi 1933 yılında A.K.A.Y, Denizyolları ve Fabrika ve Havuzlar Müdürlükleri, 1937 Denizbank,1939 yılında Devlet Denizyolları, 1944 yılında Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi,1952 yılında Denizcilik Bankası T.A.O,1983 yılında Türkiye Denizcilik Kurumu, 1984 yılında ise Türkiye Denizcilik İşletmeleri adlarınıalmıştır. Kuruluş 1911’de başlayan Trablus Savaşı’ndan 1922’de kazanılan Büyük Zafer’e kadar geçen süre içindeki savaşlarda aralarında; Kayseri Vapuru 4 Ekim 1911 tarihinde İtalyanlar tarafından müsadere edildi. Halep vapuru 25 Ağustos 1915 tarihinde Çanakkale Akbaş önlerinde İngiliz E II denizaltısı tarafından batırıldı., Karadeniz vapuru Enver Paşa tarafından Hindistan’dan Asker getirmek amacıyla 26 Kasım 1914 tarihinde Bombay’a gönderildi buruda İngilizler tarafından el konuldu, Bahr-i Amer, Mithatpaşa ve Bez-i Alem Vapurları 24 Ekim 1915 Karadeniz Ereğli açıklarında Rus Donanmasına ait savaş gemilerince batırıldı. Nilüfer vapuru İstanbul Boğazı açıklarında 19 Kasım 1914 tarihinde battı, Ceyhun vapuru 7 Haziran 1915 tarihinde Nara burnunda battı, Edremit Vapuru 30 Ağustos 1915 tarihinde Şarköy açıklarında batırıldı. Samsun Vapuru 14 Ağustos 1914 tarihinde Erdek açıklarında İngiliz E-II tarafından batırıldı. Garp Vapuru Çanakkale Nara burnunda İngiliz Denizaltısı tarafından batırıldı. Mersin Vapuru 8 Kasım 1914 tarihinde Çanakkale’de mayına çarparak battı. Selanik Vapuru 5 Eylül 1914 tarihinde Sakarya Nehri ağzında Rus Donanmasınca batırıldı. Marmara Vapuru 7 Haziran 1915 tarihinde Kozlu açıklarında Rus Donanmasınca batırıldı. Mekke Vapuru 31 Ekim 1917 tarihinde Rus Donanmasınca Karadeniz İğneada açıklarında batırıldı. Kızılırmak Vapuru 15 Mayıs 1915 tarihinde Karadeniz Ereğli’si açıklarında Rus Donanmasınca batırıldı, Plevne Vapuru 20 Ekim 1915 tarihinde İngiliz E-II Denizaltısı tarafından batırıldı, Âdem Vapuru 19 Ocak 1917 tarihinde İstanbul Boğazı çıkışında Rus Denizaltısı tarafından batırıldı. Tuzla Vapuru 30 Ağustos 1915 tarihinde Çanakkale’de battı. Biga Vapuru 10 Temmuz 1915 tarihinde Mudanya yakınlarında İngiliz E-7 denizaltısı tarafından batırıldı. Neva Vapuru 7 Mart 1915 tarihinde Zonguldak önlerinde Rus donanmasınca batırıldı. Tenedos Vapuru 1914 tarihinde I. Dünya Savaşı başlarınca Osmanlı İmparatorluğunca el konuldu, 25 Ağustos 1915 tarihinde Çanakkale’de İngiliz Donanmasınca batırıldı. Seyhun Vapuru 19 Ağustos 1915 Rus Denizaltısı tarafından batırıldı. Derince Vapuru 1912 yılında Almanya’da inşa edildi. 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğuna sığında, 14 Aralık 1914 tarihinde Rize’ye yaptığı Asker sevkiyatından dönerker Tirebolu açıklarında Rus Donanmasınca batırıldı. Üsküdar Vapuru İngilizlere ait bir vapur iken 1914 yılında ele geçirildi. 18 Aralık 1915 tarihinde Çanakkale’de Queen Elisabeth top atışları ile batırıldı. Bosphorus Vapuru 1914 yılında yabancılara ait olup el konulan gemilerdendi. 4 Aralık 1915 günü Bandırma açıklarında batırıldı. Girit Vapuru 1915 yılında Çanakkale’de batırıldı. Bingazi Vapuru 1915 yılı içerisinde Türk karasularında seyrederken batırıldı. Osmanlı Sey-i Sefain İdaresine ait 27 tane vapur I. Dünya savaşı süresi içerisinde başka bir deyimle 1914- 1918 yılları arasında batırılmıştır.

Elde olanlar da bakıma ve ciddi bir şekilde onarılmaya muhtaçtı. Savaşın bitimiyle elde mevcut gemilerin onarımları tamamlanmış. Cumhuriyetin ileni ile adı da Türkiye Sey-i Sefain İdaresinin elinde Gülcemal, Akdeniz, Reşitpaşa, Kızılırmak, Şam, Giresun, Ümit, Gülnihal, Bahr-i Cedid, Altay, Gelibolu, Nimet, Ereğli Bu günkü adı ile Şehirhatlarında çalışan gemileri adılar; Kadıköy, Moda, Burgaz, Kınalıada, Halep, Basra Bağdat, Neveser, İhsan, Fenerbahçe. Haydarpaşa olmak üzere toplam 28 adet vapur bulunmaktaydı Şehirhatları’na ait 14 adet vapurlar Marmara Denizinde kıyısı olan ilçe ve semtlere sefer yaparken gider 14 vapur ise Marmara denizi içerisinde Gemlik, Mudanya, Bandırma, Karabiga, Karadeniz kıyısında Zonguldak’tan başlayarak tüm il ve ilçelere, Ege Kıyısında Çanakkale, Gökçeada, Bozcaada Akçay, Edremit, Burhaniye, Dikili, İzmir, Kuşadası, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş, Antalya, Alanya, Mersin ve İskenderun’a sefer yapardı. Bu kadar geniş bir alana sefer yapan idare Kabotaj hakkımızın kullanılması için elindeki filo yetersiz kalmıştır. Savaş nedeni ile kaybedilen gemilerin yerine filosuna yeni gemiler 1924 ve 1926 yıllarında yeni vapurlar satın alınmıştır. 1924 yılında satın alınan vapurlar, Marmara, Kocaeli, Miralay Nazım Bey, Çanakkale, Anafarta, Mersin, Antalya ve Büyükada’dır. Bu vapurların Miralay Nazım Bey Römorkör ve Kurtarma gemisi olarak inşa edilmesine rağmen Satın alınca su gemisi olarak kullanıldı, Büyükada vapuru ise Şehirhatlarında kullanıldı diğer vapurlar ise yolcu ve yük Vapuru olarak kullanıldı.1926 yılında satın alınan vapurlar ise, Karadeniz. Ankara, Ege. İnebolu, İzmir, Bandırma Konya ve Sinop vapurlarıdır. Bu vapurlardan Karadeniz. Ankara, Ege. İnebolu, İzmir, Akdeniz, Ege ve Karadeniz’e sefer yapar büyük vapurlardır. Yine bunla içerisinde Karadeniz vapuru 1926 yılında sergi vapuru olarak görev yapmıştır. Bandırma Konya ve Sinop vapurları daha ziyade Marmara ve Çanakkale hattında görev yapmışlardı. Bu vapurların alınıp sefere başlaması ile yolcu ve yük taşımalarında sıkıntı sona ermiş ve Kabotajın ilanında önemli bir rol oynamışlardır.

Şirket-İ Hayriye

1851 yılında İstanbul’da Boğaziçi sahillerinden vapur çalıştırmak üzere Şirket-i Hayriye kurumuştur. Önceki devirlerde bu tur ulaştırma şirketlerinin yanarını Osmanlı Halkı henüz anlayamamıştı. Şirketin Kurucularından Devrin Sadrazamı Mustafa Reşit Paşa her sınıf itibarlı kişilere etki ederek ve arzulandırarak hisse senedi almaya teşvik etmiştir. Hisse senedi alanlar içinde şirketin önemini ve faydasını bilenler varsa da çoğu Mustafa Reşit Paşanın hatırı için hisse senedi almışlardır. Kuruluşundan itibaren şirketin hisseleri kısa bir zaman içerisinde baş-altı katına çıkmıştır. Bu şirketin kuruluşu ilede İstanbul Boğazı hızla gelişmelere neden olmuştur. Şirketin Hisselerini başta dönemin Padişahı Abdülmecit olmak üzere valide sultan, Sadrazam, Devletin üst düzey yöneticilerinin yansıra halk arasında zengin olmuş kişilerdir. Şirket ilk olarak 6 vapur satın almıştır. Alınan bu vapurların adları sırasıyla 1-Rumeli,2- Anadolu, 3-Göksü, 4- Beylerbeyi, 5- Tophane, 6-Beşiktaş’tı. Bu vapurların tekneleri ahşap olup 60 IHP gücünde ana makinaları vardı, 24 Ocak 1952 yılında Devletçe satılanındı 1851 yılından 77 adet vapuru vardı bunlardan 25 Selamet 1915 yılında 7 Mart 1918 yılında Karadeniz Ereğli açıklarında Rus savaş gemilerince batırıldı. 33 Nusret 20 Mayıs 1915 tarihinde Karadeniz’de İncirlidere’de Rus savaş gemilerince bombalandı. İstanbul’da tamir edildi. 34 Gayret 7 Haziran 1915 tarihinde Şile açıklarında battı. 37 İhsan 24 Mart 1916 tarihinde Zonguldak açıklarında Rus denizaltısı tarafından torpillendi. İstanbul’a getirilip tamir edildi. 39 Neveser 13 Aralık 1916 tarihinde Rus Denizaltısı tarafından bombalandı İstanbul’a getirilip tamir edildi. 1917 yılında Sakarya nehri ağzında mayına çarparak battı. 40 Rehber 6 Aralık 1915 tarihinde Çardak yakınlarında İngiliz E II tarafından bombalanarak batırıldı. 41 Metanet 21 Eylül 1916 tarihinde Rus Denizaltısı tarafından bombalandı Zonguldak’a çekildi. 42 Resanet 24 Nisan 1916 tarihinde Akçakoca önlerinde Rus denizaltısı tarafından batırıldı. 43 İkdam 14 Ekim 1916 tarihinde Rus Denizaltısı tarafından Kefkenada açıklarında Dikenli ’de batırıldı. 44 İntizam 21 Eylül 1916 tarihinde Rus Donanması tarafından tahrip edildi. İstanbul’a getirildi. Onarıldı. Sonra Şarköy açıklarında battı. 45 Resan 21 Eylül 1916 tarihinde Karadeniz Ereğlisi önlerinde Rus Donanmasınca batırıldı. 46 Rüçhan 30 Haziran Karadeniz’de İğneada önlerinde Rus donanması tarafından batırıldı. 61 Sultaniye 10 Temmuz 1916 Rus Donanmasınca Sakarya nehri ağzında batırıldı. 62 Hünkâr İskelesi 24 Mayıs 1915 İstanbul’dan Gelibolu’ya top mermisi götürürken İngiliz Denizaltısı E-II tarafından torpillendi çok ağır hasar görmesi nedeniyle hurdaya verildi.

Batırılan bu 16 gemi I. Dünya savaşı sırasında İstanbul’dan Zonguldak’a gidip İstanbul’a kömür ve diğer ihtiyaç maddelerini getirmek için, bir kısmı ise Çanakkale Cephesine silah, mühimmat, Asker ve yaralı askerlerin İstanbul’a nakliyesi için görevlendirilmiş Karadeniz’de Rus Donanması, Marmara denizinde ise İngiliz Denizaltısı E-II tarafından batırılmıştır. Şirket-i Hayriye kaybettiği vapurların yerine filosuna 1927 yılında 72 Üsküdar (1958 yılında İzmit Körfezinde batan) 73 Rumelikavağı, 74 Altınkum vapurlarını satın almış 75 Kocataş ve 76 Sarıyer vapurlarını Hasköy tersanesinde (Günümüzdeki Rahmi Koç Müzesi) inşa etmiştir. 77 Kabataş şirket Haliç Şirktekinden alacağına karşılık 13 numaralı yolcu vapurunu Hasköy Tersanesinde Araba vapuru haline getirmesine rağmen denge sorunu nedeniyle bir yıl sonra hurdaya ayrılmıştır, Şirket-i Hayriye 1942-1942-1943 yıllarında tarifesine zam yapılması hususunda hükümete müracaat etmiş, bu talep hükümetçe uygun görülmemiş 1944 yılı mayıs ayı içerisinde ekonomik olarak bu seferleri yapamayacağını belirmiş bunun üzerine hükümet AKAY (Anadolu-Kadıköy-Adalar-Yalova) şirketini görevlendirmiş, Şirket-i Hayriye ile hükümet arasında görüşmeler başlanmış yapılan anlaşma ile İmtiyaz sözleşmesi, Hasköy Tersanesi, karada bulunan iskele vb. gayrimenkuller ile 24 adet yolcu vapuru, 3 adet araba vapuru olmak üzere 2.750.000 TL karşılığından Ulaştırma Bakanlığınca satın alınmıştır. 1943 yılında ki bilançosunda İstanbul Boğazında taşıdığı yolcu sayısı yaklaşık on yedi milyondur. Bu anlaşma mecliste görüşülmüş kabul edilmiş ve 24 Ocak 1945 tarihli resmî gazetede yayınlanarak Şirket-i Hayriye hukuken tarihin sayfalarına gömülmüştür.

Haliç Şirketi

Haliç’in iki yakasındaki halk, karşıdan karşıya Boğaziçi halkı gibi kayıklara biniyordu. Mal ve eşyaların geçirilmesi için de büyük Pazar kayıklarına yararlanıyorlardı. Haliç’te Boğaziçi’nde olduğu gibi bütün kayıklar bir iskeleye bağlıydı; bunlar yalnız bu iskeleye gelen yolcu ve yük taşımak zorundaydılar. Ayrıca, kayıkçıların kefil göstermesi istenirdi Bir iskelenin kayıkçıları birbirlerine kefil olduktan başka İskelenin yöneticisi olan iskele kethüdası da bütün kayıkçılara kefil olurdu. Kefil göstermeyenlerin kayıkçılık yapmasına kesinlikle göz yumulmazdı. Ayrıca bütün iskele kethüdalarının bağlı bulundukları peremeciler kethüdası vardı.

Tophane Müşiri Rodoslu Fethi Ahmet Paşa, buharlı vapurlarla yolcu taşınmasına başlandığı yıllarda özellikle 1851 yılında kurulan Şirket-i Hayriye’nin örnek alarak Haliç’te vapur işletmeciliği temelini attı. Bu hattın iki kıyısı arasında üç yolcu vapuru ile yolcu ve eşya taşımacılığına başladı (1860). Vapurların geliri Dönemin Padişahı Abdülmecit’in kızları olan sultanlara cep harçlığı olarak veriliyordu.

Rodoslu Fethi Ahmet Paşa’nın ölümüyle, Haliç Dersaadet vapur Şirketi, Abdülmecit’in kızlarından Cemile Sultan’ın kocası Damat Mahmut Celalettin Paşa’ya verildi. Ama, şirket düzenli bir yönetimden Yoksundu. 1860- 1910 yılları arasında hizmet veren Haliç Dersaadet Vapur Şirketine ait belgeler pek kısıtlıdır. Sultan II. Abdülmecit döneminde, donanmada hizmet etmiş bulunan Deniz Binbaşısı Nail Bey’in anıları, o dönemdeki Haliç vapurları hakkında bir fikir vermektedir.

Büyükannem, annem, ablam ve ben. Kasımpaşa iskelesinden Haliç Şirketi’nin “6” numaralı yandan çarklı vapuruna biner, yemiş iskelesine çıkıp Tahtakale hamamına giderdik. Ben, vapurun kıç tarafında bir perde ile ayrılmış kadınlar mevkiinden sağımı, solumu seyrederken kendimi engin bir deniz yolculuğuna çıkmış zannederdim. 1908 yılında Meşrutiyet’in ilanıyla Cevdet Paşa’nın yönetimine verilen işletme yine rantabıl olamamıştı. Bu hattır ciddi bir işletme olarak çalıştırmaya başlanması 1913 yılında bir İtalyan şirketine verilmesi ve şirketinin adını “Haliç Şirketi “olması ile başlamıştır.

Yeni kurulan bu şirket; Haliç’te çalışabilecek, köprülerin altından geçmeye elverişli, direkleri olmayan, bacası uzayıp kısalabilen vapurları satın almakla işe başladı. İlk olarak 17 vapur alınmış, Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine bu gemilerden 6 tanesi 1-2-3-4-5-13 Ve 14 numaralı vapurlar Askeri emrine verildi. Savaşın çetin günlerinde asker ve savaş malzemesi taşımakta kullanılan bu küçük gemiler büyük işler başardılar.

Şirketin getirdiği gemilerin adı yoktu. Baş omuzluklarımdaki rakamlarla birbirinden ayrılıyorlardı. Haliç Şirketi’nin Müdüriyet binası ve bakım Onarım atölyesi ’de Ayvansaray’da idi Şirket Haliç körfezinde ’ki Yemiş. Cibali, Balat, Kasımpaşa, Ayvansaray, Kağıthane, Hasköy, Defterdar, Sütlüce, Eyüp, Halıcıoğlu. Ve Fener iskeleleri arasında seferler yapıyorlardı.

Cumhuriyet Döneminde Haliç Vapurları

Haliç şirketi Cumhuriyetin ilanından sonra elinde kalan 10 vapur ile hizmet vermeye devam etti. 1935 yılında İstanbul Belediyesi ile alacakları konusunda anlaşmazlığa düştü. Bunun sonunda 23 Kasım 1935 tarihinde İstanbul Belediyesi şirketin vapurları taşınır ve taşınmaz mallarına el koydu. Haliç Körfezinde İstanbul Belediyesi bünyesinde kurulan geçici bir yönetimle işletmeye başlandı. İşletme Belediye’ye yük olmaya başlayınca 16 Temmuz 1941 tarihinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin o dönemki adı olan Devlet Denizyolları İşletmesi Umumu Müdürlüğü bağlı olan A.K.A.Y (Anadolu-Kadıköy-Adalar-Yalova çalıştığı hatların baş harfleri) işletmesine devredildi. 1945 tarihinde devletçe satın alınan Şirket-i Hayriye’de A.K.A.Y işletmesine devredilince A.K.A,Y işletmesi sefer alanları İstanbul Boğazı ve Haliç Körfezi eklenince de anlamını yitirdiğinden 1946 yılında Şehirhatları ismini almıştır. Haliç Şirketinin Birinci Dünya Savaşında kaybettiği vapurlar; 1 No’lu vapur 25 Haziran 1915 tarihinde Mudanya önlerinde İngiliz denizaltısı tarafından batırıldı. 2 Numaralı Vapur 27 Mayıs 1917 tarihinde Karadeniz’de Rus denizaltısı tarafından batırıldı. 3 Numaralı vapur 25 Mayıs 1915 tarihinde İngiliz denizaltısı tarafından vurulmasına rağmen 1916 tarihinde onarılarak tekrar hizmet verdi. 5 No’lu vapur 15 Mayıs 1915 tarihinde Karadeniz Ereğli açıklarında kayboldu. 13 No’lu vapur 16 Mayıs 1915 tarihinde Tekirdağ önlerinde battı çıkartılarak tekrar hizmete sokuldu.

Kabotajın ilanından evvel 1923-1926 yılları arasında Türk Armatörlerince satın alınan vapurları.

Yelkencizade ve Mahdumu Vapur İdaresi: Dönemin büyük Vapurculuk şirketlerinden biriydi. Yelkencizadeler eski bir aile olup,1855 yılında denizciliğe başlamışlardır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1923 yılında Yelkencizade ve Mahdumu Vapur İdaresi şirketine kurmuşlar 1924 yılında ilk defa buharlı vapurlar almışlardır. Önce ANADOLU isimli vapur alınmış ve ilk seferler bununla yapılmıştır. Yine 1924 yılında VATAN, TRABZON ve SAMSUN adlı vapurlar satın alınmıştır. VATAN ve SAMSUN vapurları Karadeniz’e yolcu ve yük taşırken ANADOLU ve TRABZON vapurları ise şilep olarak çalışmıştır.

Mustafa Cemal Sey-i Sefain: Paşabahçeli Cemal Bey’in kurduğu bu şirket 1924 yılında satın aldığı Nilüfer ve Aydın isimli vapurlar ile Mudanya, Gemlik, Ayvalık ve Edremit hatlarında sefer yapıyorlardı.

Hüdavendigar Seyri Sefain A.Ş: Saci Ali Paşazade ve Ortakları İdaresinde bulunan bu şirket 1924 yılında Sevinç ve Başlangıç arını verdikleri iki vapurla İstanbul ile Mudanya arasında seferler yapıyordu.

Yeni Türkiye Vapur Şirketi: Nafi ve Halim Beylerin kurdukları bu şirket 1924 yılında satın aldığı Türkiye ve Rumeli adlı vapurları ile Mersin ve Karadeniz hatlarında sefer yapıyorlardı.

Naim Vapur İdaresi: Naim Bey tarafından kuruyan bir şirket tir 1925 yılında satın aldığı Adana adlı vapurla Mersin ile İstanbul arasında seferler yapıyordu.

Hantalzade Tayyar ve Ortakları: Hantalzade Tayyar Bey tarafından kurulan bu şirket 1924 yılında satın aldığı Güzel İzmir ve 1925 yılında satın aldığı Tayyar Vapuru ve İstanbul-Ayvalık-İzmir hattında sefer yapmaktaydı.

Kocaeli Şirketi: İzmit eşrafından Rıza Bey ve Ortakları tarafından kollektif şirket olarak kurulan şirket 1924 yılında Kırlangıç 1924, 1925 yılında İzmit ve Yeni Dünya 1927 yılında sürat vapurlarını satın alarak İzmit Körfezi dahilinde iskelelerle İstanbul arasında seferler yaparak yolcu ve yük taşarlardı.

Sadıkzade Biraderler: Sadıkzade biraderler tarafından kurulan bu şirket 1924 Sakarya, 1924 Arslan, 1924 İnönü, 1923 Kaplan, 1924 Sadıkzade ve 1924 Dumlupınar vapurlarını satın alarak Karadeniz hattında yük yolcu seferlerinin yanında dökme yükte taşımışlardır.

Alemdarzade Biraderler: Alemdarzade Biraderler tarafından kurulun bu şirket elinde mevcut 1924 yılında alınan Canik 1925 yılında alınan Millet ve 1925 yılında alınan Kızılırmak vapurları ile Karadeniz’e posta seferleri yapmışlardır.

Karadeniz Milli Vapur Acenteliği: Ahmet Kemalettin ve Mehmet Cemalettin Beylerin sahibi olduğu Karadeniz Milli Vapur Acenteliği işletilen Hacı Emin Beyzade Refik Beyin 1924 yılında satın aldığı Feyyaz vapuru İstanbul-Bandırma arasında seferler yapmakta idi.

Tavilzade Vapur İdaresi: Tavilzade Hasan ve Hafız Hüseyin tarafından 1924 yılında satın alınan Tavilzade vapuru İstanbul-Edremit-Ayvalık hattında seferler yapmakta idi.

Kalkavanzade Vapur Şirketi: Kalkavanzade Mehmet Rıza ve oğlu İsmail Rıza ve damadı İsmail Hakkı beyler tarafından kurulmuş olan şirket iki adat vapurları vardı. Bunlar 1924 yılında Kırzade Rıza Bey tarafından satın alın ve 1924 Kalkavan Vapur İdaresince satın alınan Hisar vapuru ile. 1924 yılında satın alınan Salih adlı vapur idi. Bu vapurlar Kuruyük vapuru olması nedeniyle Limanlar arasında yük taşırdı.

Kırzade Vapur Şirketi: Kırzade Şevki Bey ve oğlu tarafından kurulan şirketin iki adet vapuru vardı. Bunlar 1924 yılında satın alınan İstanbul vapuru ile 1924 yılında Kalkavan kardeşler tarafından alınan Teşvikiye vapuru 1924 Kırzade Vapur şirketince satın alındı (Bu vapur 1934 yılında Tavilzade kardeşler tarafından satın alındı adı KURTULUŞ oldu 20 Ocak 1942 yılında Marmara Adası kayalıkları çarparak battı) yine aynı yılda Tecelli Adalet isimli bir vapur daha satın almışlardır.

Berzilay ve Benjamen Vapur Şirketi: Berzilay ve Benjamen beyler tarafından kurulan bu şirketin dört adet vapuru vardı. Bunlar 1923 yılında satın alınan Selamet, 1924 yılında satın alınan Sebat, 1925 yılında satın alınan Vefa ve Necat vapurları idi. Bu vapurlar Kuru yük vapurları olduğu için limanla arasında yük taşırlardı.

Mustafa Reşit Vapur Şirketi: İzmir’li Mustafa Reşit ve Ortakları tarafından kurulan bu şirketin 1925 yılında satın aldıkları Asya vapuru ile İstanbul-Mudanya-Gemlik ve İstanbul-Çanakkale-İzmir seferleri yaparlardı.

İngiliz Hüseyin ve Rüstem Firması: Edremit 1924 yılında satın alındı. Hasan Mahdumları firması Zaferi Milli vapuru 1924 yılında satın alındı.

Mustafa Nurettin Bey Şirketi: Demirtaş 1924 yılında satın alındı.

Karabiga Vapur İdaresi: Karabiga vapuru 1923 yılında şirket sahibi Ahmet Semayiş tarafından satın alındı.

Ahmet Selim Firması: Kartal vapuru 1923 yılında Ahmet Selim Firması tarafından satın alındı.

Ahmet Arif Firması: Fırat vapuru 1925 yılında Ahmet Arif Firması tarafından satı alındı.

Dillizade firması: Misaki Milli vapuru Dillizade Mehmet Bey tarafından satın alındı.

Hilal Vapur İdaresi: Hilal Vapuru şirket sahibi Kefelizade Hamdi Bay tarafından 1923 yılında satın alındı.

Anadolu Ticaret Şirketi: Bozkurt vapuru Anadolu Şirketince1924 yılında satın alındı