Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ESİN TOPÇU: “DENİZ ÖZGÜRLÜĞÜN AMA AYNI ZAMANDA SORUMLULUĞUN ADIDIR”

Denizciliği sıradan bir meslek yerine hayata bir bakış açısı olarak yorumlayan Esin Topçu, sürdürdüğü yöneticilik kariyeriyle denizcilik sektörünün değişim ve dönüşüm süreçlerindeki güçlü kadın figürlerinden biri olmayı başardı. 40 yıllık meslek hayatına sığdırdığı tecrübesiyle, sadece operasyonel süreçlerde değil, stratejik yönetim kademelerinde de kadının imzasını kalıcı hale getiriyor. Onun hikayesi, geleneksel kalıpların ötesine geçerek; disiplin, sürekli öğrenme ve denizciliğe duyulan derin saygının birleştiği bir başarı manifestosu olarak değerlendiriliyor. Sea Pioneer Denizcilik Genel Müdürü Esin Topçu, “Çok katmanlı, dinamik bir sektör olan denizciliğin, insanı hem fiziksel hem zihinsel olarak zinde tuttuğunu ve sürekli yenilediğini, geliştirdiğini, yaşama kalite kattığını, özgürlük ve sorumluluğun dengesi olduğunu’’ düşünüyor.

Denizciliği sıradan bir meslek yerine hayata bir bakış açısı olarak

“Denizcilik bana evrenin sürpriz paketi gibi geldi”

18 Eylül 1964’te İstanbul’da doğdum. Ailemde denizcilikle ilgili kimsenin olmaması, bu meslekle karşılaşmamı benim için adeta evrenin bir hediyesi, bir sürpriz paketi haline getirir. Kandilli Kız Lisesi’ndeki yatılı eğitimim, disiplinli çalışma alışkanlığımı ve sonuca ulaşma kararlılığımı şekillendirdi. Lise yıllarından sonra Kadıköy Deneme Sahnesi’nde üç yıl tiyatro, Moda Pratik Kız Sanat Okulu’nda bir yıl resim eğitimi aldım.

Denizcilik sektörüne 1980’lerin ortasında, Gemak Tersanesi’nde inşa edilen Üner 1 gemisinin işletmesi için kurulan Pınar Denizcilik’te adım attım. O ofise ilk gidişimde hayatımın yönünün değiştiğini bilmiyordum. Şirketin sahibi İsmet Üner, eşi Şenay Hanım ve özellikle rahmetli Kaptan Çetin Akkan, bana yalnızca meslek değil, disiplin, sorumluluk ve denizciliğin inceliklerini öğretti. Her zaman minnet ve saygı ile anarım kendilerini..

Meslek hayatım boyunca kendimi sürekli geliştirmeyi ilke edindim. Çalışırken TutorShip’in Dry Cargo Chartering, Ship Brokering ve Ship Management programlarını tamamladım, yıllar boyunca İngilizce eğitimine devam ettim. Türk Lloyd’u başta olmak üzere mesleki eğitimlerle bilgimi pekiştirdim. Operasyon (post fixture) süreçlerinden başlayarak brokerliğe uzanan kariyerimde, işin her aşamasını bizzat deneyimledim.

Üner 1’in her seferini takip edip kayıtlarını tutarken aslında kendi denizcilik hayatımın seyir defterini yazmaya başlamışım.  Limanları, acenteleri, yakıt ve kumanya tedarikçilerini tek tek not ettiğim o yıllar, bugün hala karar alma reflekslerimin temelini oluşturur. Bilgisayarın olmadığı, teleksle haberleşilen o dönem bana sabrı, dikkati ve detayın değerini öğretti.

Sea Pioneer Denizcilik’te brokerlik ile başlayan ve 25 yılı aşan kariyerim, bugün yöneticilik sorumluluğuyla devam ediyor. Denizcilik benim için yalnızca bir meslek olmadı, güven, süreklilik ve yüksek sorumluluk gerektiren bir yaşam biçimi oldu..

Deniz bana sabrı değil, aynı zamanda her koşulda ayakta kalmayı ve gelişmeye devam etmeyi öğretti.

“Denizcilik bir meslek değil, bir duruştur”

“Yıllar içinde operasyondan brokerliğe, chartering’den yöneticiliğe uzanan bir yelpazede çalışmaya başladım. Denizcilik global bir iş ama özünde insanın karakterine dokunan bir alan. Liyakat burada soyut bir kavram değil, somut bir ahlak biçimidir. Çünkü her gün milyon dolarlık kararlar alırsınız ve her imzanız zincirleme sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden bir denizcinin ilk sermayesi güvenilirliğidir. Deniz işletmeciliği görünenden çok daha fazlasını gerektirir. Bir belge, bir mesaj, bir rakam bazen bir seferin kaderini değiştirir. Dikkat, bu mesleğin refleksidir. Dürüstlük kısa vadede zorlayabilir ama uzun vadede kişiyi ve kurumu ileri taşır. Gerçek profesyonellik kusursuzluk değil, hatasını fark ettiğinde telafi edebilme olgunluğudur. Benim için denizcilik, yalnızca ticari alan değil, karakterinize sinen bir düzendir. Deniz, kim olduğunu sandığını değil, kim olduğunu gösterir.”

 

 

“Kabotaj, bağımsızlık bilincimizin denizdeki adıdır”

Kabotaj ise benim için yalnızca bir denizcilik terimi değil; bağımsızlık bilincimizin denizdeki adıdır. Kabotaj Kanunu, Cumhuriyetin ekonomik egemenliğini denizlerde tesis eden bir devrimdir. Atatürk’ün öngörüsüyle Türk bayraklı gemilerin kendi limanlarımız arasındaki taşımacılık hakkı güvence altına alındı. Egemenlik yalnızca karada değil, denizde de savunulmalıdır. Kabotaj yalnızca Türk bayraklı geminin Türk kıyılarında çalışması değildir. Kabotaj, bu ülkenin limanının, kıyısının, koyunun, denizinden doğan emeğin ve refahın halkına ait olmasıdır…


Osmanlı döneminde iç taşımacılık yabancılara aitti. Kabotaj Kanunu, Cumhuriyetin denizdeki manifestosudur. Bugün ne yazık ki bu hakkın zaman zaman zedelendiğini görüyoruz. Kabotajın ihlali sadece sektörü değil, milli iradeyi yaralar. Kabotaj hakkını tam anlamıyla koruyup geliştirebilmemiz, güçlü bir koster filosuna sahip olmamızla doğrudan ilişkilidir. Türk koster filosu yaşlı ve finansal erişim açısından zor durumda. Oysa bu gemiler kabotajın belkemiğidir. Yeni gemi inşası desteklenmeli, liman altyapısı kabotaj taşımacılığına uygun hale getirilmeli, gençler bu alana yönlendirilmelidir. Kabotaj yalnızca bir yasa olarak kabul edilmemeli, ulusal bilinç olduğunu idrak etmeliyiz.
Bizi denizde ayakta tutan, o bilincin sürekliliğidir.

 

“Deniz, özgürlük ve sorumluluğun dengesidir”

Deniz, kim olduğunu sandığını değil, gerçekte kim olduğunu gösterir.  Denizde özgürsünüzdür ama seyir planınız, ekibiniz, kayıt disiplininiz yoksa o özgürlük riske dönüşür. Deniz, liyakat ve özen ister. Bu yüzden denizci olmak, suyun üzerinde durmaktan fazlasıdır, bu, karakterle ilgilidir. Yüzyıllar boyunca erkek egemen bir iş alanıydı denizcilik, gemiler hep kadın isimleri taşırdı, çünkü özen ister, bakım ister, sabır ister. Evet, çeliktendir ama ona anlam veren emek, dikkat ve güvendir. Bir gemi aslında bir ekibin emeğini taşıyan hareketli bir yuva gibidir

“Benim için başarı, kendim olabilmeyi başarmaktır”

Benim ‘başarım’ tek bir olay veya belge değil, başarıyı da böyle anlamlandırmıyorum. İstikrarın uzun çizgisi, yaşamı anlama biçimi, hayatı idare etme sanatıdır başarı. Kendimi kendi yaşantımın kaptanı olarak son derece başarılı bulurum. Sanırım en büyük başarım, kendim olabilmeyi başarmaktır. Bu işi tutku ile yapmak yaşam yolunda ‘‘iyi ki ‘’lerimin arasında.. Henüz brokerlik hayatımın başlarında, 90’larda bir gemide 2. kaptanın intiharı haberini aldığım günü unutamam. Çok etkilenmiştim, ben o gemiyi oraya bağlamasaydım, belki de yaşıyor olurdu’ duygusunu üzerimden atmam zaman aldı. Yani bağladığınız sadece bir ticari gemi değil, üzerinde bu işi sizin için fiilen yürüten insanlar var..  Ve hayatları hiçbir maddi değerle ölçülemeyecek kadar kıymetli.. Deniz, bana sorumluluğun ağırlığını, disiplinin değerini ve insanın kıymetini öğretti..

“Cumhuriyet bilinci, eşit yarışın ve liyakatin güvencesidir”

Ben bir Cumhuriyet kadınıyım. Bilincine inanılmaz derinlikte saygı duyduğum Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılaplarının insan merkezli değerini içselleştirdim. Yeryüzü’nün gördüğü en açık bilinçlerden biridir Atatürk, ne mutlu ki biz Türklere nasip olmuştur. Cumhuriyet bilinci, hayatımda ‘eşit yarış’ın ve liyakatin güvencesidir. Cumhuriyet, bana adalet duygusunu, hep birlikte iyi olabileceğimizi,
adil paylaşımı öğretti. O yüzden her işte adil davranmak, başkalarını ve vicdanımızı korumak zorundayız..

“Gençlere pusulam: karakter, liyakat, sorumluluk”

Denizcilik bir yaşam okuludur. Başlangıçta hızlı ilerlemek isteyeceksiniz; ama kalıcı başarı, sağlam temellerle gelir. Önce dürüst olun, sonra sözünüzü tutun. Kısa vadede zor görünür ama uzun vadede itibarın temeli budur. Dijital çağda hız nimettir ama teyitsiz bilgi tehlikelidir. Her şeyi kayıt altına alın, yazılı değilse yapılmamış sayılır. Bizim işimizde başarı kişisel değildir,  ekip kaynaklıdır,  paylaşın, devredin, yedekleyin. 7/24 işleyen bir zincir, tek bir kahramandan değerlidir.. Her ne yaparsanız yapın bu topraklarda Cumhuriyet bilincini diri tutun. Atam’ın  ‘bilim’ vurgusunu pusulanız yapın.. Oy vermek, tartışmak, fikir üretmek profesyonelliğin parçasıdır. Çünkü bilinçli vatandaş, bilinçli profesyonel yetiştirir. Karakteriniz omurganız, liyakat ve sorumluluk onun eşlikçileridir. Sertifikalar kapıyı açar fakat odayı dolduran sizsiniz. Özgürlük, istemediğiniz şeyi yapmak zorunda kalmadığınız bir hayat kurabilmektir. Gerçek tatmin, insan ilişkilerinizde ve topluma kattığınız değerde saklıdır…
Görünenin arkasındaki gerçeğin peşine düşmeyi unutmayın…

 

“Yaşamın pruvası: insan onuru”

Bloozy Maritime Trading B.V. Genel Müdürü Ayşegül Domaniç’in gözünden Esin Topçu

“Türk denizcilik sektöründe uzun yıllara yayılan tecrübesi ve sektöre tanıklığıyla bilinen isimlerden biri olan Esin Topçu, yalnızca mesleki başarılarıyla değil; karakteri, dürüstlüğü ve sektörde bıraktığı güçlü izlerle de anılan bir isim. Esin Topçu’yu, ailem olarak gördüğüm ve benim de denizcilik sektörüne adım atmama vesile olan yakın arkadaşı Kaptan Bülent Dandin sayesinde tanıdım. Yıllar içinde tanışıklığımız yalnızca bir iş ilişkisi olarak kalmadı; zamanla güçlü bir dostluğa ve aile yakınlığına dönüştü. O, yalnızca bir denizcilik profesyoneli değil; aynı zamanda sektörün son yarım yüzyıllık dönüşümüne doğrudan tanıklık etmiş isimlerden biri. Bu nedenle onu sektörün hafızasını taşıyan kişiler arasında görüyorum. Esin Topçu, Türk denizcilik sektörünün bugünkü konumuna ulaşma sürecinin neredeyse son yarım yüzyılına tanıklık etmiş saygın isimlerden biridir. Sektörün hafızasını taşıyan, bir anlamda onun ‘kara kutusu’ sayılabilecek nadir kişilerden biridir. Sıfırdan başlayarak inşa ettiği kariyeri, dürüstlüğü, açık sözlülüğü ve mert kişiliğiyle birleşmiş; bu özellikler zaman içinde onun adeta bir apoleti haline gelmiştir. Meslek hayatı boyunca denizcilik sektörünün geçirdiği dönüşüm dönemlerini bizzat yaşamış; brokerlik ve gemi işletmeciliği alanlarında üstlendiği yöneticilik görevleriyle dünya ve Türk deniz ticaretinin gelişimini yakından izlemiş ve bu süreçte aktif roller üstlenmiş, bir başka deyişle köprüüstündeki isimlerdir.”