Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Onur Türkeş

Onur Türkeş: “Bu meslekte en güçlü sermaye güvendir” Türkiye’nin denizcilik

Onur Türkeş: “Bu meslekte en güçlü sermaye güvendir”

Türkiye’nin denizcilik serüveni, yalnızca gemiler, limanlar ve ticaret hacimleriyle değil; aynı zamanda bu yapıyı ayakta tutan insan kaynağı, meslek kültürü ve güven ilişkileriyle şekilleniyor. Özellikle son yıllarda küresel ticaretin dönüşümü, lojistik zincirlerinin yeniden yapılanması ve deniz taşımacılığının stratejik öneminin artması, sektörün farklı alanlarında yeni bir bakış açısını zorunlu kılıyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan mesleklerden biri olan gemi brokerliği ise, görünmeyen ama belirleyici rolüyle dikkat çekiyor.

Türk denizcilik sektöründe genç, dinamik ve dönüşüm odaklı bir yönetim anlayışıyla öne çıkan Gemi Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Türkeş, bu değişimi yalnızca takip eden değil, aynı zamanda yön vermeye çalışan isimlerden biri. Kabotajın 100. yılı vesilesiyle hem kendi mesleki yolculuğunu hem de sektörün yapısal ihtiyaçlarını değerlendiren Türkeş, denizciliğin geleceğine dair önemli tespitlerde bulunuyor.

Türkeş’e göre denizcilikte sürdürülebilir büyümenin anahtarı; güçlü bir insan kaynağı, kurumsal hafıza, uluslararası rekabet gücü ve her şeyden önce güven üzerine kurulu bir meslek etiğinden geçiyor.

“SEKTÖRÜN İÇİNDE BÜYÜDÜM, AMACIM DEĞER KATMAK”

Onur Türkeş, denizcilikle kurduğu bağı anlatırken bunun bilinçli bir tercihten çok, hayatın doğal akışı içinde şekillenen bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Aileden gelen denizcilik kültürünün, meslek seçiminde belirleyici olduğunu ifade eden Türkeş, bu mirası yalnızca sürdürmek değil, geliştirmek istediğini vurguluyor:

“Denizcilik sektörünün içinde büyümüş, sahayı bilen ve aynı zamanda kurumsal bakış açısını önemseyen biriyim. Gemi Brokerleri Derneği Başkanlığı görevini genç ve dinamik bir ekip ruhuyla yürütmeye çalışıyorum. Amacım sadece mevcut yapıyı korumak değil; sektöre dinamizm kazandırmak, gençleri içine çekmek ve brokerlığın itibarını daha da yukarı taşımak. Türk denizcilik sektörünü tüm dünyaya daha iyi tanıtmak istiyoruz.”

Bu yaklaşım, yalnızca bireysel bir kariyer hedefini değil; aynı zamanda sektörün kolektif gelişimine yönelik bir sorumluluk bilincini de ortaya koyuyor.

“DENİZ BENİM İÇİN ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK”

Denizle kurduğu ilişkiyi tarif ederken duygusal ve mesleki boyutu birlikte ele alan Türkeş, denizciliğin zaman içinde kendisi için bir yaşam biçimine dönüştüğünü ifade ediyor:

“Denizcilik benim için bir tercih değil, hayatın doğal bir akışıydı. Aileden gelen bir kültürün içinde büyüdüm. Zamanla bunun sadece bir iş değil; disiplin, sabır ve güven üzerine kurulu bir yaşam biçimi olduğunu fark ettim. Deniz benim için özgürlük ama aynı zamanda büyük bir sorumluluk demek.”

“BROKERLİKTE EN ÖNEMLİ UNSUR GÜVEN”

Gemi brokerliğinin çoğu zaman dışarıdan tam olarak anlaşılamayan bir alan olduğunu belirten Türkeş, mesleğin özünü net bir şekilde tanımlıyor:

“Brokerlik tamamen güven işidir. Bilgi önemli ama tek başına yeterli değil. Piyasa okuma kabiliyeti, hızlı karar verme, doğru ilişki yönetimi ve en önemlisi güvenilirlik bu işin temelidir. Bu mesleğe girecek kişinin sabırlı olması, detaycı olması ve kendini sürekli geliştirmesi gerekir.”

Türkeş’e göre brokerlik, yalnızca alıcı ve satıcıyı buluşturan teknik bir rol değil; aynı zamanda taraflar arasında güven inşa eden stratejik bir pozisyon.

“KABOTAJ, DENİZLERDEKİ EGEMENLİĞİN EN SOMUT GÖSTERGESİ”

Kabotajın Türkiye açısından taşıdığı anlamı değerlendiren Türkeş, bu hakkın yalnızca hukuki değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir değer olduğuna dikkat çekiyor:

“Kabotaj, bir ülkenin denizlerdeki egemenliğinin en somut göstergesidir. Türkiye olarak bu hakkın farkındayız ama potansiyelimizin tamamını kullandığımızı söylemek zor. Özellikle koster filomuz yaşlı ve yenilenmeye ihtiyaç duyuyor. Daha genç, çevreci ve rekabetçi bir filo için finansman ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi şart.”

“BU İŞTE ‘HAZIRIM’ DEMEK KOLAY DEĞİL”

Denizcilikte girişimcilik ve kariyer planlamasına dair gerçekçi bir çerçeve çizen Türkeş, bu alanda başarı için zaman, sabır ve doğru bağlantıların önemine dikkat çekiyor:

“Bu işte ‘hazırım’ demek biraz yanıltıcıdır çünkü öğrenme hiç bitmez. Ama doğru network’e sahipseniz, piyasayı okuyabiliyorsanız ve riskleri yönetebileceğinize inanıyorsanız o zaman adım atabilirsiniz. En önemli şey sağlam bir itibarla başlamak.”

“SORUMLULUK İNSANI DÖNÜŞTÜRÜR”

Kişisel hayatındaki dönüm noktalarını anlatırken, mesleki gelişimin yalnızca iş hayatıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Türkeş, sorumluluk duygusunun insanı dönüştüren en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade ediyor:

“Hayatımda hem iş hem özel anlamda sorumluluk aldığım anlar beni şekillendirdi. Özellikle baba olmak, bakış açımı tamamen değiştirdi. Daha disiplinli, daha planlı ve daha sorumluluk sahibi bir insan haline geldim. Aynı zamanda 10 yıldır yönetim kurulu ve komitelerinin hemen hemen hepsinde aktif görev aldığım Gemi Brokerleri Derneği yönetim kurulu başkanlığını son 1.5 senedir yapıyor olmak kesinlikle beni daha da sorumluluk sahibi yaptı diyebilirim.”

“HAREKETE GEÇMEK EN BÜYÜK ADIMDI”

Kariyerinde fark yaratan en önemli unsurun aksiyon almak olduğunu belirten Türkeş, üretkenliğin ve inisiyatif almanın önemine dikkat çekiyor:

“Dernek içinde genç ve aktif bir yapı oluşturmak benim için önemli bir adımdı. İnsanları bir araya getiren, sektöre değer katan projeler üretmekten büyük memnuniyet duyuyorum. ‘İyi ki yaptım’ dediğim şey, sadece konuşmak yerine harekete geçmek oldu.”

“BU MESLEK SABIR İSTER”

Denizcilik sektörüne adım atmak isteyen gençlere yönelik mesajları ise oldukça net:

“Öncelikle sabırlı olsunlar. Bu işte hemen sonuç almak mümkün değil. Doğru insanları gözlemlemek, çok dinlemek ve sahada olmak çok önemli. Disiplin, süreklilik ve güvenilirlik… Kısa yoldan başarı yok. Her gün üzerine koyarak ilerlemek gerekiyor. Ayrıca yabancı dil ve global bakış açısı artık olmazsa olmaz.”

“ÖNCE KARAKTER, SONRA KARİYER”

Sözlerinin sonunda denizciliğin özünü tek bir cümlede özetleyen Türkeş, mesleğin temelinde insan unsurunun yattığını vurguluyor:

“Denizcilik uzun soluklu bir yolculuk. Bu sektörde kalıcı olmak isteyenlerin önce karakterlerini, sonra kariyerlerini inşa etmeleri gerekiyor. Bizim de hedefimiz, bu mesleği daha güçlü ve saygın bir noktaya taşımak.”

Onur Türkeş’in değerlendirmeleri, yalnızca bir sektör temsilcisinin görüşleri olmanın ötesinde; Türk denizciliğinin geleceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Güven, disiplin ve süreklilik üzerine kurulu bu yaklaşım, brokerlik mesleğinin olduğu kadar denizcilik kültürünün de temel taşlarını yeniden hatırlatıyor.

Kaptan Semih Dinçel’in Bakış Açısıyla Onur Türkeş

“Kabotaj hakkı aslında Türkiye için aynı zamanda ekonomik bağımsızlığının ve denizcilik gücünün temeli. Bugün baktığımızda bu potansiyelin tam kullanıldığını söylemek zor. Özellikle koster filomuzun yaşlanmış olması ciddi bir problem. Bu durum doğal olarak rekabet gücünü aşağı çekiyor. Koster filosunun gençleşmesi gerekiyor. Daha çevreci, daha verimli gemilerle yenilenmesi şart. Ama işin finans tarafı da zor. Bankalar sıkı, riskler yüksek. Bu yüzden alternatif finansman modelleri ve teşvikler artık bir seçenek değil, zorunluluk gibi duruyor. Filo yenileme, Türk bayrağına pozitif ayrımcılık, kabotaj yüklerinde navlun teşviki gibi konuların daha ciddi şekilde gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Onur Türkeş gibi bir ismi ise genç yaşına rağmen dikkat çeken bir kimlik olarak görüyorum. Taşıdığı sorumluluk, dengeli duruşu ve güven veren yaklaşımı var. Denizcilik öyle bir sektör ki, tecrübe zamanla oluşuyor. Ama Onur’un hem sahayı biliyor olması hem de içinde bulunduğu yapıyı iyi anlaması önemli bir avantaj. Aynı zamanda işi aileden geliyor, bu da ayrı bir artı. Bence Onur Türkeş’in en önemli yönü sadece mevcut düzeni sürdürmekle yetinmemesi. Sektöre hareket katma ve gençleri dahil etme isteği var. Bu da uzun vadede sektör için değerli. Brokerlik tarafında da güven, ilişki yönetimi ve piyasayı okuma dengesi iyi görünüyor. İletişimi de düzgün, sektörü temsil ederken abartısız ama sağlam bir çizgisi var. Kısaca söylemek gerekirse; mevcut duruşu, ileride sektörde daha aktif roller alacağını gösteriyor.”