Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ord. Prof. Dr. Ata Nutku

Eğer bugün kendi milli tersanelerimizde, kendi çelik saclarımızı büyük bir

Eğer bugün kendi milli tersanelerimizde, kendi çelik saclarımızı büyük bir gururla kaynaklayarak devasa savaş gemileri, korvetler, tankerler ve şilepler inşa edip okyanusların o acımasız dalgalarına güvenle indirebiliyorsak; bu muazzam gücün ve endüstriyel bağımsızlığın arkasındaki ilk ve en sarsılmaz mimar Ordinaryüs Profesör Ata Nutku’dur. O, Kabotaj Kanunu ile mavi vatanımızda kazandığımız hukuki ve ticari egemenliğin, karadaki tersanelerde çelik saclarla perçinlenmediği sürece yarım kalacağını çok iyi bilen, öngörüsü kıtaları aşan dâhi bir vizyonerdir. “Kendi gemisini tasarlayıp inşa edemeyen bir milletin, kendi karasularında ve dünya denizlerinde asla hür ve tam bağımsız bir söz hakkı olamaz” şiarını hayatının merkezine koyarak yola çıkan Nutku, ömrünü Türk gemi mühendisliği ekolünü yoktan var etmeye adamış anıtsal bir ulu çınardır.

Onun denizcilik ve mühendislik tarihimizdeki asıl büyük devrimi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde Gemi İnşaatı Bölümü’nün temellerini adeta tırnaklarıyla kazıyarak atmasıyla başlamıştır. Türkiye’de gemi mühendisliği eğitiminin henüz adının bile anılmadığı, tersanelerimizin yabancı uzmanların ve ithal projelerin boyunduruğu altında olduğu bir dönemde, o sadece bir akademisyen gibi ders anlatmakla yetinmemiştir. Cumhuriyet’in kısıtlı imkânları, amansız ödeneksizlikler ve bürokratik engeller karşısında asla yılmayarak, Türk denizcilik tarihinin ilk gemi model deney havuzunu (bugün onun adını taşıyan Ata Nutku Gemi Model Deney Laboratuvarı) kurmayı başarmıştır.

Gemilerin sudaki mukavemetini, hidrodinamik yapısını ve dalgalarla olan imtihanını test eden bu laboratuvar, Türk mühendislerinin kendi tasarımlarını hayata geçirmesi için yakılan en büyük bilim meşalesi olmuştur. Kalemini, pergelini ve cetvelini adeta bir kılıç gibi kullanarak denizleri bilimle dize getiren bu dâhi mühendis, yabancı ülkelere bağımlı olan gemi tasarımı tekelini tek başına kırmıştır.

Ata Nutku, teorik bilginin laboratuvarda hapsedilmesine her zaman karşı çıkmış, bilimin bizzat tersanenin tozlu ve paslı sahasında, sacların arasında yaşaması gerektiğini savunmuştur. Cumhuriyet tarihinin ilk yerli üretim sac gemilerinden, römorkörlerine, yolcu vapurlarından askeri platformlara kadar pek çok deniz taşıtının tasarımında, inşasında ve mühendislik hesaplarında onun silinmez imzası, bitmek bilmeyen alın teri vardır. Onun gözünde bir tersane kızak alanı, sadece ticari bir işletme değil; bir ülkenin onurunu, savunma sanayisini ve ekonomik geleceğini sırtlayan kutsal birer bağımsızlık kalesiydi. En imkânsız dönemlerde bile yerli imkânlarla nelerin başarılabileceğini hem devlet kademelerine hem de sektöre kanıtlayan Nutku, Türk işçisinin ve mühendisinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya gösteren sarsılmaz bir inanç abidesidir.

Bugün Türk gemi inşa sanayisi Tuzla’dan Yalova’ya kadar devasa bir havzada dünya çapında projelere imza atıyorsa, deniz kuvvetlerimiz milli korvet ve fırkateynleriyle okyanuslarda bayrak gösteriyorsa, bu büyük denizci ekolün köklerinde Ata Nutku’nun yetiştirdiği öğrencilerin, onun aşıladığı tavizsiz mühendislik ahlakının payı büyüktür. Yüksek Mühendis Ali Can gibi Türk sanayisine yön veren nice dehalar, onun rahleyi tedrisinden geçmiş, onun vatanseverlik vizyonuyla çeliğe yön vermiştir.

Ömrünü denizlerin bilimine, gemilerin omurgasına ve bu milletin geleceğine adayan Ordinaryüs Profesör Ata Nutku, adını sulara sadece bir isim olarak değil; tersanelerimizde çekiç sesleriyle yankılanan, dalgaları yaran yerli gemilerimizin pruvasında ebediyen yaşayacak ölümsüz bir bağımsızlık manifestosu olarak kazımıştır. Ruhu, yetiştirdiği nesillerin inşa ettiği her yeni gemiyle dünya denizlerinde gururla dalgalanmaya devam etmektedir.