İbrahim Konan: “Pusulamız dürüstlük, rotamız deniz oldu”
Türk iş dünyasının farklı alanlarında iz bırakan isimlerden biri olan armatör İbrahim Konan, yarım asrı aşan ticaret hayatı boyunca denizcilikten liman işletmeciliğine, inşaattan turizme uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösterdi. Aileden devraldığı ticaret kültürünü disiplin, cesaret ve vizyonla büyüten Konan’ın hikâyesi, aynı zamanda Türkiye’nin denizlerdeki egemenliğini simgeleyen Kabotaj ruhuyla da iç içe ilerliyor.
Kabotaj Kanunu’nun 100. yılına yaklaşırken, Türkiye’nin denizcilikteki potansiyelini ve bu alandaki gelişim ihtiyacını değerlendiren Konan; kendi yarım asırlık serüveni üzerinden denizle kurulan bağın, girişimciliğin ve üretimin nasıl kalıcı bir değere dönüştüğünü anlatıyor. Onun sözleri, yalnızca bir iş insanının başarı hikâyesi değil; aynı zamanda denizle büyüyen bir kültürün, kuşaktan kuşağa aktarılan emeğin ve Türkiye’nin denizlerdeki varlık mücadelesinin de yansıması niteliğinde.
“BABAMIZIN EMEĞİ BUGÜNLERE GELMEMİZDE EN BÜYÜK PAYDIR”
İbrahim Konan, ticaret hayatının temelini oluşturan en önemli unsurun aile olduğunu vurgulayarak sözlerine başlıyor:
“1970’lerde başlayan ticaret hayatımızda, yakın zamanda kaybettiğimiz şirketimizin kurucusu babamız Harun Konan’ın çok büyük emekleri vardır. O dönemin yoklukları içinde, var yoktan iş kurulan zor bir süreçten geçtik. Babamın yanında rahmetli amcam Fikri Konan da vardı. Birlikte ağaç mamulleri ve derin deniz dibi kumculuğu alanında güzel işlere imza attılar. Bizler de okuldan arta kalan zamanlarda onlara destek olurduk.”
Babası Harun Konan’ın kendisi için yalnızca bir aile büyüğü değil, aynı zamanda bir rol model olduğunu özellikle vurguluyor:
“Babamız vizyon sahibi ve yaratıcı bir insandı. Bugünlere gelmemizde emeği çok büyüktür. Ticaret hayatımızda çok çalışarak ve mücadele ederek geldiğimiz noktada, Harun Konan sadece bizim için değil birçok kişi için de bir idol olmuştur.”
“KARADENİZLİYİZ, DENİZDEN KOPAMADIK”
Konan ailesinin ticaret yolculuğu zamanla farklı alanlara evrilir. Ancak deniz her zaman bu hikâyenin merkezinde yer alır:
“Derin deniz dibi kumculuk faaliyetlerimiz 90’lı yılların ortalarına kadar devam etti. 90’lı yılların başında ise uluslararası taşımacılığa yöneldik. Karadenizli olmamız ve denizi sevmemiz bizi hiçbir zaman denizden koparamadı. Yaklaşık 50 yıldır ticaret hayatının içindeyiz. Uluslararası deniz taşımacılığının yanı sıra inşaat ve turizm alanlarında da faaliyet gösteriyoruz. 64 yaşın verdiği olgunlukla, onlarca krize rağmen ayakta kalmayı başaran, dürüstlüğü ilke edinmiş bir ailenin ferdiyim.”

“KABOTAJ, DENİZLERDEKİ BAĞIMSIZLIĞIN TEMELİDİR”
Kabotaj Kanunu’nun Türkiye için taşıdığı anlamı ise net bir şekilde ortaya koyuyor:
“Kabotaj hakkı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık ve ulusal egemenlik yolunda attığı en önemli adımlardan biridir. 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında denizcilik yapma hakkı yabancılardan alınarak Türk vatandaşlarına verilmiştir.”
Ancak günümüz koşullarına da dikkat çekiyor:
“Kabotaj Kanunu’nun kabulü olan tam 100 yıl oldu. Gelişen teknoloji ve dünya ekonomisiyle birlikte deniz taşımacılığı ve kabotajda revize edilmesi gereken hususlar vardır. Bu konular, merkezi otorite, bürokratlar ve sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.”
“TÜRKİYE DENİZCİLİKTE HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL”
Konan’a göre Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri coğrafi konumu, ancak bu avantaj yeterince değerlendirilemiyor:
“Dünya üzerinde en uygun taşımacılık deniz yoluyla yapılır. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili ve Asya ile Avrupa arasında köprü konumunda. Buna rağmen dünya deniz taşımacılığındaki payımız maalesef çok düşük.”
Karşılaştırmayı ise çarpıcı bir örnekle yapıyor:
“Komşumuz Yunanistan’a baktığımızda, dünya deniz taşımacılığında ne kadar önemli bir yerde olduğunu görüyoruz. Türk denizciliğinin daha üst seviyelerde olması en büyük dileğimizdir. Bunun için öncelik; güçlü bir Denizcilik Bakanlığı, yeni filo yatırımları ve yetişmiş kalifiye personel olmalıdır.”
“LİMANLAR, ÜLKELERİN DIŞA AÇILAN KAPISIDIR”
Konan’ın kariyerinde önemli bir yer tutan liman işletmeciliği deneyimi, Türkiye’nin lojistik gücüne dair önemli tespitler içeriyor:
“Kumport, adından da anlaşılacağı gibi kumculuk kökenli çok ortaklı bir liman işletmesidir. 1994 yılında özel liman işletme izniyle faaliyete başlayan Kumport kısa zamanda çok büyük mesafeler kat ederek Mersin ve İzmir (Alsancak Limanı)’ndan sonra en büyük üçüncü liman konumuna geldi.”
Limanların stratejik önemini ise şu sözlerle ifade ediyor:
“Limanlar, ülkelerin dışa açılan ekonomik pencereleridir. Günümüz standartlarına uygun hale getirilmezse rekabetçi olamazsınız. Teknoloji ve yeni ekipmanlar kazandırmak ve eğitimli personel yetiştirmek ana hedef olmalı. Limancılıkta her türlü yük elleçlenebilecek yeni sahalar, antrepolar ve modern ekipmanlar kullanarak rekabetçi olabiliriz. Türk limanları ilk önce modernize edilmeli, yeni ekipmanlar ve eğitimli personel ile belli seviyeyi yakalamayı gerektirir. Bunu başarabilen özel liman işletmeleri ülkemizde mevcuttur. Hal böyle olunca donanımlı bir liman işletmesi rakiplerle her türlü rekabeti sağlar.”
“BAŞARI EKİP İŞİDİR”
Konan, üstlendiği görevlerde pişmanlık duymadığını özellikle vurguluyor:
“Keşke yapmasaydım dediğim hiçbir görev olmadı. Aldığım tüm sorumluluklarda maksimum verimle çalıştım. Bu süreçte ekip arkadaşlarımın katkısı çok büyüktü. Ayrıca her zaman arkamda duran bir aileye sahip olmak en büyük gücüm oldu.”
Bu anlayışı somut bir örnekle anlatıyor:
“Bunlara küçük bir örnek verebilirim; 2008 yılında tarihi eser bir konağı yeniden tasarlayarak Rize – Pazar ilçesinin dernek binası olmasını sağladık. Tabii ki ekip arkadaşlarımın katkısını inkâr etmem mümkün değil. O süreçte tarihi eser konak bitene kadar yapılan işler… Severek, isteyerek ve heyecanla yapılan işler hep özeldir.”
“BENİM İÇİN EN ÖZEL İSİM: HARUN KONAN”
Hayatı boyunca birçok önemli isimle çalıştığını söyleyen Konan, kendisi için en özel kişinin kim olduğunu hiç tereddütsüz ifade ediyor:
“Hayatımda birçok önemli insanı tanıma fırsatım oldu. Ancak benim için en özel kişi her zaman babam Harun Konan’dır.”
“GENÇLER SEVDİKLERİ MESLEĞİ SEÇMELİ”
Konan, gençlere yönelik mesajını ise oldukça net bir şekilde veriyor:
“Gençler meslek seçimlerini sevdikleri ve yetenekli oldukları alanlarda yapmalı. Aile baskısıyla yapılan tercihler doğru sonuç vermez. Başarı, isteyerek ve çalışarak gelir.”
İbrahim Konan’ın anlattıkları, yalnızca bir iş insanının başarı hikâyesi değil; aynı zamanda emeğin, aile bağlarının ve denizle kurulan güçlü ilişkinin nasıl kalıcı bir mirasa dönüştüğünün de bir göstergesi. Yarım asırlık tecrübesiyle Konan, hem geçmişin bir tanığı hem de geleceğe ışık tutan bir isim olarak öne çıkıyor.

Mustafa Yağcı’nın gözünden İbrahim Konan
Türk denizcilik ve ticaret dünyasında yarım asrı aşan birikimiyle öne çıkan İbrahim Konan, yalnızca iş hayatındaki başarılarıyla değil; dürüstlüğü, çalışkanlığı ve sektöre kattığı değerle de saygı duyulan bir isim olarak anılıyor. Onu 20 yılı aşkın süredir yakından tanıyan Mustafa Yağcı, Konan’ı hem güçlü bir iş insanı hem de örnek alınan bir “ağabey” olarak tanımlıyor.
“İbrahim Bey’i 20 yılı aşkın süredir tanıyorum. Sektöre 50 yılı aşkın süredir hizmet eden aile şirketinin başında bulunuyor. Dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile sektörde her zaman sevilen ve saygı duyulan öncülerden, abilerden biri olmuştur,” diyen Yağcı, Konan’ın meslek hayatının çok yönlü yapısına da dikkat çekiyor.
Armatörlük ve gemi işletmeciliğinin ötesine geçen bu yolculuğun, uluslararası liman işletmeciliği vizyonuyla güçlendiğini vurgulayan Yağcı, “Kumport örneğinde olduğu gibi, limancılık alanında da ciddi bir tecrübe ve birikime sahiptir. Uzun yıllar çeşitli sivil toplum örgütlerinde, meslek odalarında (İ.T.O) çeşitli görevlerde bulunmuştur” ifadelerini kullanıyor.
Yağcı’ya göre İbrahim Konan’ı değerli kılan en önemli unsurlardan biri ise sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi yeni kuşaklara aktarma konusundaki yaklaşımı:
“Sahip olduğu vizyon, bilgi ve tecrübeleriyle sektörde kalmasının ve bunları yeni nesillere aktarmasının çok kıymetli olduğuna inanıyorum.”
Sözlerini samimi bir temenniyle tamamlayan Yağcı, Konan için şu ifadeleri kullanıyor:
“Çok değerli ağabeyime ömür boyu mutluluklar ve başarılarının devamını diliyorum.”

