Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Behzat Esinduy

“DENİZCİLİK DİSİPLİN, BİLGİ VE SORUMLULUKLA AYAKTA DURUR” “Deniz ve kara

“DENİZCİLİK DİSİPLİN, BİLGİ VE SORUMLULUKLA AYAKTA DURUR”

“Deniz ve kara hayatımda beni en çok heyecanlandıran şey; genç denizci ve ofis çalışanı kardeşlerime denizi sevdirmek, onlara tecrübelerimi ve bilgi birikimimi aktararak Türk denizciliğine faydalı birer eleman hâline geldiklerini görmek olmuştur. Ayrıca Malta’da geçirdiğim 15 yıl boyunca, Türk armatörlerinin ve denizcilerimizin Malta’da veya çevresindeki bölgelerde karşılaştıkları çeşitli denizcilik sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak da bana büyük bir memnuniyet vermiştir. Bugün hâlâ Malta açıklarında veya yakın bölgelerde problem yaşayan gemi personelinin, meslektaşlarımın beni araması ve benden destek istemesi de beni ayrıca mutlu ediyor.”  

“Deniz, Çocukluğumdan Beri Hayatımın İçinde”

Türk denizcilik kültürünün en köklü ve en saygın kavramlarından olan “Beybabalık”, sadece bir kıdem göstergesi değil; denizde geçen on yılların, fırtınalarla yoğrulmuş bilgeliğin yansımasıdır. Türk denizcilik camiasının yaşayan çınarlarından Kaptan Behzat Esinduy, bu kavramın günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. 1966 yılında Yüksek Denizcilik Okulu’ndan mezun olduğundan bu yana, okyanusların hırçın doğasından kurumsal şirketlerin yönetim kurullarına kadar her kademede bulunan Behzat Kaptan, teknik bilgisini hayat tecrübesiyle harmanlamayı başarmıştır. En zor anlarda bile çevresine güven veren o sakinlik, adeta içinde gemilerin yanaştığı liman duygusunu yükler denizci dostlarına. Günümüzde ESKO Marine çatısı altında sürdürdüğü çalışmalarıyla, sektöre sadece ticari değil, vizyoner katkısını da sunmaktan geri kalmaz. “Behzat Kaptan ne der?” diye bakılan bir figür olmak. İşte bu “Beybabalık” rütbesinin doğal sonucudur. “3 Haziran 1943 tarihinde Kadıköy-Kızıltoprak’ta dünyaya geldim. Çocukluk ve gençlik yıllarım Kalamış, Moda, Fenerbahçe ve Adalar civarında geçti. İlkokulu Zühtüpaşa İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi ise Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladım. Çocukken bile denizin içindeydim. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 8 yıl kürek çektim. Deniz, benim için baştan beri hayatın doğal bir parçasıydı. İTÜ Makine Mühendisliği’ni kazandım ama ailemin maddi durumu ve denize olan tutkum nedeniyle 1962’de Yüksek Denizcilik Okulu güverte bölümüne girdim. Böylece denizcilik hayatım başladı.”

“Deniz nakliyat bizi yetiştiren bir okuldu”

“Meslek hayatıma ise 1966 yılında Deniz Nakliyat’ta başladım. Deniz Nakliyat, bizim için sadece bir iş yeri değil, aynı zamanda bir okuldu. 1968 ile 1970 arasında askerlik yaptım, ardından tekrar döndüm ve 1980’e kadar burada çalıştım. Uluslararası deneyimlerim ise kariyerime farklı bir boyut kazandırdı. 1980’de Hong Kong’a gittim, 1985’e kadar orada çalıştım. 1985’ten 1999’a kadar Malta’da bulundum. Sonrasında farklı şirketlerde görev aldım, Dubai’de çalıştım. 2018’den bu yana da aktif olarak sektördeyim. Bu süreçte farklı sistemleri, farklı denizcilik anlayışlarını yakından görme fırsatı buldum.” “Denizcilik, benim için bir meslekten çok daha fazlasını ifade eder. Denizde olmak zamanla düşünme biçimini, karar alma reflekslerini ve dünyaya bakışı şekillendiren bir hayat disiplinine dönüşür. Bu disiplinin içinde yetişenler için deniz, yalnızca gidilen limanlar ya da tamamlanan seferlerle değil; edinilen tecrübeler, taşınan sorumluluklar ve korunması gereken değerlerle anlam kazanır. Denizlerdeki bilgi, disiplin ve tecrübenin ötesinde, denizlerdeki hak ve sorumlulukların bilincini taşımayı kapsar. Kabotaj Bayramı’nın 100. yılı benim için mesleğimdeki 60’ıncı yılı ifade ediyor. Büyük gurur ve mutluluk duyuyorum.”

Kabotaj: “Denizlerdeki egemenliğimizin temeli”

“Kabotaj hakkı, bir devletin kendi milli deniz sahasında; limanları arasında ve bu limanlardaki tüm deniz hizmetleri ile yük ve yolcu taşımacılığını yalnızca kendi vatandaşlarına ait kılan bir haktır. Bu hak, ilgili devletin deniz ticaretinden doğan ekonomik kazançları korumasını ve geliştirmesini sağlar. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kabotaj Kanunu’nu yürürlüğe koyarak Türk toplumuna hem denizciliği sevdirmiş hem de kendi karasularımızda yapılacak hizmet ve taşımacılıktan doğacak ticari faaliyetlerin milletimizin yararına kullanılmasını sağlamıştır. Ne yazık ki bugün Kabotaj hakkımızın çeşitli şekillerde ihlal edildiğini görüyoruz. Bu ihlaller, kamuoyuyla delilleriyle birlikte paylaşılıyor ve ciddi endişelere yol açıyor. Bu nedenle, Kabotaj hakkının korunması ve denizlerimizdeki egemenliğimizin sürdürülmesi büyük önem taşıyor.”

“Kabotajda taviz olmaz”

“Bu konuda en önemli önerim, Ulu Önder Atatürk’ün koymuş olduğu Kabotaj Yasası’na kesinlikle ve tavizsiz bir şekilde uyulmasıdır. Kabotaj hakkımızı çeşitli yollarla delmeye çalışan kişi veya kurumlara asla müsamaha gösterilmemelidir. Bu hak, denizlerimizdeki egemenliğimizin ve milli çıkarlarımızın temel taşıdır.”

Denizde başarı; disiplin, bilgi, dikkat ve sorumlulukla gelir. Riskleri önceden görmek, öğrenmekten vazgeçmemek ve mesleğini ciddiye almak gerekir.

Türk Denizciliği İçin Öneriler

“Türk denizciliğinin gelişmesi için somut ve sistemli öneriler sunmalıyız. Bence önce eğitimin yeniden yapılandırılması gerekli. Denizcilik okullarına, gerçekten denizci olabilecek niteliklere sahip öğrenciler alınmalıdır ki, mezun olduklarında donanımlı ve mesleğine bağlı denizciler olarak sektöre kazandırılsınlar. Uygulamalı eğitime ağırlık verilmeli, deniz kültürü okul sıralarında kazandırılmalıdır. Bugün Türk deniz ticaret filosu, Yunanistan’ın yaklaşık onda biri seviyesinde. Bu kabul edilemez. Türk iş insanları, denizcilik sektörüne yatırım yapmaları konusunda teşvik edilmelidir. Bu, sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir. Türk denizcilerinin yabancı bayraklı gemilerde daha fazla çalışabilmesi için yurt dışı bağlantıları artırılmalı, teşvikler sunulmalı ve bu süreç organize edilmelidir. Bu durum hem döviz girdisi sağlar hem de personelin tecrübesini artırır.” “Şu anda uygulamada olan bazı cezai düzenlemeler, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen şekilde ağır ve orantısızdır. Bu cezaların uluslararası normlara uygun hâle getirilmesi, sektördeki belirsizlikleri azaltacak ve güven ortamını güçlendirecektir. Bu önerilerin dikkate alınması, Türk denizciliğinin hem bölgesel hem de küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.”

“Denizde Başarının Anahtarı: Disiplin ve Bilgi”

“Denizde başarılı olmak için disiplin, bilgi, dikkat ve gemiyi iyi tanımak şart. Bu nedenle, gemiye katıldığınız andan itibaren her fırsatta cihazların ve sistemlerin kullanım kılavuzlarını (instruction book) okuyarak kendinizi geliştirin. Unutmayın ki, gemiyi ne kadar iyi tanırsanız, görevlerinizi o kadar güvenli ve etkili şekilde yerine getirirsiniz. Başta İngilizce olmak üzere en az iki yabancı dili iyi bilmek zorundasınız. Uluslararası denizcilikte bu bir tercih değil, gereklilik.”

“Denizde Risk Hiçbir Zaman Bitmez”

“Deniz ve gemi sürekli risk barındırır. Uyurken bile risk vardır. Bu nedenle risk değerlendirmesi, önleyici tedbirler ve risk yönetimi konularında her denizci kendini geliştirmelidir. Eğer kaptansanız, sadece kendinizden değil, personelinizden de sorumlusunuz. Riskleri önceden görmezseniz, önlem alamazsınız. Tecrübe, bilgi ve insan idaresi becerileri, gemilerin aksaksız, en iyi ve ekonomik şekilde işletilmesinde temel unsurlardır. Ayrıca, deniz hukuku, sigorta ve hasar yönetimi konularını bilmek zorundasınız. Bu alanlar, gemi işletmeciliğinin ayrılmaz parçalarıdır.”

“Örnek Aldığım İnsanlar Bana Yol Gösterdi”

“En büyük örneğim annemdi. Sabırlı, çalışkan ve fedakârdı. Meslek hayatımda ise örnek aldığım çok değerli kaptanlar oldu. Kaptan Ahmet Kalpakoğlu soğukkanlılığı ve disipliniyle her zaman örnek olmuştur. Kaptan Fevzi Meriç, tatlı sert tavırları ve üçüncü şahıslara karşı armatör haklarını koruma konusundaki hassasiyetiyle dikkat çekerdi. 1960 yılında Yüksek Denizcilik Okulu’ndan mezun olan Yılmaz Tiryakigil, sosyal ilişkilerdeki başarısıyla öne çıkardı. Deniz Nakliyat (D.B. Deniz Nakliyat) bünyesinde uzun yıllar görev yaparken tanıdım ve örnek aldım. Kaptan Mehmet Uzunlar ise mesleki bilgisi, gemi ve personel idaresindeki ustalığıyla benim için önemli bir referans noktasıydı. Bu isimler meslek hayatımda iz bıraktı. 3 aylıkken Kaptan Asım Alnıak tankerinde deniz hayatına başlayan ve Southampton Warsash Denizcilik Akedemisi’nden güverte zabiti olarak mezun olan oğlum Erhan Esinduy’un Türk denizciliğine yaptığı kıymetli hizmetlerinden dolayı da gurur duymaktayım. Erhan, uzun yıllar denizde çalıştı ve halen Türk denizciliğini başarıyla temsil ediyor”

“Sevdiğiniz İşi Yapın, Gerisi Gelir”

“Sevdiğiniz işi yapın. Eğer şartlar sizi başka bir mesleğe yönlendirirse, o alanda kendinizi en iyi şekilde geliştirin. Çok çalışın, okuyun, öğrenin ve dünyayı takip edin. Mesleğinizi icra ederken, çalışma hayatınızın her anını mesleğinizle ilgili yerli ve yabancı kaynakları okuyarak değerlendirin. Yanınızda çalışanların tecrübelerinden faydalanın, saatinize bakmadan çalışmayı alışkanlık hâline getirin. Yurt dışına açılmak ve ufkunuzu genişletmek çok önemlidir. Mesleğinizde ve dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip edip uygulayarak kendinizi sürekli güncel tutmalısınız.” “Kabotaj, Bağımsızlığın Sembolüdür” “Kabotaj Bayramı, denizlerindeki bağımsızlığımızın simgesidir. Küreselleşme bazı değişiklikler getirmiş olabilir ama kabotaj hâlâ bir ülkenin özgürlüğünün önemli göstergelerinden biridir. Bu hakka sahip çıkmak zorundayız.”

Kaptan Cemil Gücüyener’in Bakış Açısıyla Kaptan Behzat Esinduy

“Yaşayan bir tarih olan Kaptan Behzat Esinduy, denizcilik sektöründe gerçek bir profesyoneldir. Engin mesleki tecrübeye sahip, sayılan ve sevilen bir duayen olan Kaptan Esinduy, 1966 yılında güverte zabiti olarak başladığı denizcilik yaşamını hâlen sürdürerek herkese örnek oluyor. LNG ve LPG gemi işletmeciliği alanında yetkin bir denizci büyüğü olarak yatırımcılara yön veren Kaptan Esinduy, karaya geçişinden sonra da pek çok denizcilik firmasında görev alarak sektöre faydalı olmaya devam ediyor. Kendisini tanıyanlar; dürüstlüğü, bilgi deryası birikimi ve saygınlığının yanında; can, mal ve çevre güvenliği gibi denizcilik sektörüyle ilgili detaylara hâkimiyetiyle de onu takip eder. Atatürk ilke ve inkılaplarının bir yansıması olan kabotaj hakkını en iyi bilen ve uygulayan denizcilerden olan Behzat ağabeyimiz, kendisine danışanlara deneyimlerini aktarmaktan gurur duyar. Birlikte çalıştığı insanlara bir dost ve tereddütsüz yardım isteyebilecekleri bir çınar olduğunu kanıtlayan kaptanımız; yerinde tespitleri ve zamanında müdahaleleri ile her zaman yanımızdadır. Umarım Türk denizcilik sektörü, onun akıl hocalığından daha uzun yıllar faydalanır.”