Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tamer Kıran

“KABOTAJ, MAVİ VATAN DOKTRİNİNİN TARİHSEL TEMELİDİR” “Kabotaj Kanunu’nun yalnızca limanlarımız

“KABOTAJ, MAVİ VATAN DOKTRİNİNİN TARİHSEL TEMELİDİR”

“Kabotaj Kanunu’nun yalnızca limanlarımız arasında yük ve yolcu taşıma hakkını düzenleyen teknik bir mevzuat olarak değerlendirilmesi eksik olur. Kabotaj Kanunu, Cumhuriyetimizin denizlerdeki ekonomik bağımsızlığının ilanı olduğu kadar, bugün ‘Mavi Vatan’ olarak ifade ettiğimiz denizlerdeki egemenlik anlayışının da tarihsel temelidir. Türk Kabotajı’nın 100’üncü yılı, yalnızca bir yasal düzenlemenin yıl dönümü değil; denizlerdeki bağımsızlık irademizin, milli egemenlik anlayışımızın ve denizci bir ülke olma hedefimizin asırlık yolculuğudur. Bu nedenle Kabotajı sadece geçmişin kazanımı olarak değil, geleceğimizi şekillendiren stratejik bir vizyon olarak değerlendirmeliyiz.”

Kabotaj: “Denizlerde Tam Bağımsızlığın Temeli”

Bir asır önce yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, sadece Türkiye’nin deniz ticaretini düzenleyen bir adım değil; aynı zamanda kendi kaderini tayin etme iradesinin denizlere yansımasıydı. Yüz yıl sonra ise bu düzenleme, geçmişin bir kazanımı olmanın ötesinde, küresel rekabetin sertleştiği yeni dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik konumunu yeniden tanımlayan bir pusula niteliği taşıyor. Artık mesele sadece kıyılar arasında taşımacılık yapmak değil; denizleri ekonomik güç, teknolojik atılım ve jeopolitik etki alanı olarak okuyabilmek. Bu geniş perspektiften bakıldığında, Kabotaj Kanunu’nun bugünkü anlamını ve geleceğe uzanan etkilerini değerlendirmek için sektörün en üst düzey temsilcilerinden birinin görüşleri ayrı bir önem kazanıyor. İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Piri Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Tamer Kıran, kabotajın tarihsel mirasını ve Türkiye’nin denizcilikteki yol haritasını kapsamlı bir çerçevede ele alıyor. “Bu kanunla Türkiye, deniz taşımacılığı ve kıyı ticareti üzerindeki kontrolü yabancı imtiyazlarından tamamen kurtarmış, denizlerde tam bağımsızlık ilkesini hayata geçirmiştir. Bu yönüyle Kabotaj Kanunu, Lozan’da kazanılan siyasi bağımsızlığın denizlerdeki ekonomik ve stratejik tamamlayıcısıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile güçlenen bu egemenlik anlayışı, bugün “Mavi Vatan” vizyonunun hukuki ve tarihi altyapısını oluşturdu. Kabotaj, yalnızca geçmişin değil, aynı zamanda geleceğin de anahtarıdır”

“Denizci millet, denizci ülke” hedefinde önemli mesafe

“Atatürk’ün ortaya koyduğu “denizci millet, denizci ülke” ideali çok boyutlu bir kalkınma vizyonudur. Bu hedef yalnızca deniz taşımacılığıyla sınırlı değildir; deniz ticaretinden limancılığa, gemi inşadan savunma sanayisine, balıkçılıktan denizcilik eğitimine kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Bugün Türk sahipli filomuz dünya sıralamasında üst sıralara yükselmiş, tersanelerimiz ileri teknolojiye sahip gemiler üretebilir hale gelmiş, limanlarımız bölgesel aktarma merkezleri konumuna ulaşmıştır. Ancak denizci millet idealinin aynı zamanda bir kültür meselesi olduğunu unutmamalıyız. Denizciliğin toplumun her kesiminde bir bilinç ve vizyon haline gelmesi gerekiyor.”

“Kabotaj, milli kalkınmanın taşıyıcı gücüdür”

“Kabotaj hakkı, Türkiye’nin denizcilik alanındaki gelişiminde büyük rol oynamıştır. Türkiye’nin deniz ticaret filosunun büyümesine, liman altyapısının gelişmesine ve gemi inşa sanayimizin rekabetçi bir yapıya ulaşmasına önemli katkılar sağlamıştır. Eğer bu milli koruma mekanizması oluşturulmamış olsaydı, deniz taşımacılığı ve limancılık alanlarında yabancı şirketlerin hâkim olduğu bir yapı kaçınılmaz olabilirdi. Türkiye’nin coğrafi konumunun sağladığı avantajlara da dikkat çekmeliyiz. Ülkemizin Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında stratejik bir lojistik merkez konumunda olması bizim için kazançtır”

“Yeni yüzyılın anahtarı: Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm”

“Dijitalleşme, yapay zekâ destekli operasyonlar, akıllı liman uygulamaları ve düşük karbonlu taşımacılık artık sektörün temel gündem maddeleridir. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat süreci ve IMO’nun emisyon hedefleri bu dönüşümü hızlandırmaktadır. “Yeşil dönüşüm yatırımları hızlandırılmalı, çevreci yakıt teknolojileri ve enerji verimli gemiler yaygınlaştırılmalıdır. Limanlarımızın ‘akıllı liman’ konseptiyle geliştirilmesi ve dijital altyapının güçlendirilmesi rekabet gücümüzü artıracaktır. Türk armatörlerin filolarını yenileyebilecekleri uygun finansman modelleri oluşturulmalı, Türk bayrağının uluslararası rekabet gücünü artıracak mali ve idari kolaylıklar sağlanmalıdır. Önümüzdeki yüzyılda güçlü denizcilik, sadece büyük filolara sahip olmakla değil, teknoloji üreten, çevreye duyarlı, yüksek katma değerli ve stratejik düşünceye sahip bir ekosistem kurabilmekle mümkün olacaktır. Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, tecrübe, insan kaynağı ve devlet vizyonuyla bu hedefe ulaşabilecek potansiyele fazlasıyla sahiptir.”

“Kabotaj, yalnızca kıyılar arasında taşımacılık hakkı değil; bir milletin denizlerdeki bağımsızlığının, egemenliğinin ve geleceğe dair stratejik vizyonunun en güçlü ifadesidir.”

Eğitim: “Denizci diplomatlar yetiştirmeliyiz”

“Denizcilik sektörünün geleceğinde insan kaynağı belirleyici rol oynayacak. Kurumumuzun kurduğu Piri Reis Üniversitesi, bu alandaki misyonunu sürdürüyor. Amacımız sadece teknik bilgiye sahip değil, aynı zamanda ülkesini tanıyan, milli menfaatlerini gözeten ve dünyayı doğru okuyabilen gençler yetiştirmektir. Çünkü denizcilik; ekonomi, diplomasi, enerji güvenliği ve milli güvenlikle doğrudan bağlantılı stratejik bir alandır.” “Denizi sevin, mesleğinize saygı duyun. Sabırlı ve disiplinli olun. Hızlı yükselmeye değil, sağlam ilerlemeye odaklanın. Güvenilir olun, sözünüzün arkasında durun. Kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli itibarınızı riske atmayın. Çünkü bu sektör, kimin nasıl çalıştığını asla unutmaz. Her zaman söylediğim gibi ülkenize inanın ve sahip çıkın. Türkiye’nin geleceği gençlerimizin ülkesine duyduğu inanç kadar güçlü olacaktır. Ve lütfen ailelerinizi hiçbir zaman unutmayın. Hayat yolculuğunuzdaki en büyük destekçileriniz her zaman onlar olacaktır.”

“Kabotaj, geçmişten geleceğe uzanan bir vizyondur”

“Türk denizciliğinin ikinci yüzyılının daha güçlü bir filo, daha büyük bir ekonomi, daha yüksek teknoloji ve daha güçlü bir ‘Mavi Vatan’ vizyonuyla şekilleneceğine yürekten inanıyorum. Tüm denizcilik camiamızın Kabotaj Bayramı’nı kutluyor, denizlerimizde ay-yıldızlı bayrağımızın sonsuza kadar gururla dalgalanmasını diliyorum. Pruvalarımız neta, rotamız daima açık olsun.”