Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Teoman Özalp

Mavi sulara indirilen çelik sacların sadece birer mühendislik veya geometri

Mavi sulara indirilen çelik sacların sadece birer mühendislik veya geometri harikası olmadığını, o gemilerin aslında koca bir milletin denizlerdeki istikbalini, ekonomik bağımsızlığını ve güvenlik mimarisini taşıdığını her fırsatta bilimsel bir dille haykıran eşsiz bir dâhi, anıtsal bir deniz bilimcisidir Prof. Dr. Teoman Özalp. Türk gemi inşa sanayisinin, yabancı tezgâhların ve ithal projelerin acımasız boyunduruğundan sıyrılıp, kendi dizaynını yapan, hidrodinamik hesaplarını kendi laboratuvarlarında çözen o şanlı bilimsel aydınlanma çağının en büyük mimarlarından biridir.

Ord. Prof. Ata Nutku’nun yaktığı o milli gemi inşa meşalesini devralan ve İTÜ’deki kürsüsünde bu ateşi modern çağın ileri teknoloji bilgisayarlarıyla, model deneyleriyle ve tavizsiz akademik disiplinle devasa bir yangına dönüştüren efsanevi bir akademisyendir. Teoman Özalp, Kabotaj’ın bize sularımızda verdiği yasal hürriyeti, “kendi gemisini yapabilme kudretiyle” fiziksel bir kaleye dönüştüren o sarsılmaz mühendislik aklının ta kendisidir.

İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nde geçirdiği o bereketli ve bilime adanmış ömrü boyunca, yüzlerce öğrencinin, genç asistanın ve geleceğin efsanevi tersane mühendislerinin zihinlerini şekillendirmiştir.

Gemilerin dalgalarla olan o acımasız dansını, pervanenin suyu nasıl yarıp geçtiğini, direnç hesaplarını ve çelik yorgunluğunu sadece teorik tahtalarda değil; laboratuvarların, model havuzlarının ve bizzat tersanelerin o tozlu ortamında ispatlamıştır.

O, Türk akademisinin hiçbir zaman sokağa ve sanayiye kapalı, fildişi kulelerde yaşayan bir ferdi olmadı; bilakis, tersane işçisinin çekiç sesini denklemlerine katan, sanayicinin dertlerini bilimle çözen o muhteşem köprü vazifesini gördü. “Kendi milli tasarım gücüne sahip olmayan bir sanayi, sadece başkalarının çizdiği rotalarda fason üretim yapmaya mahkûmdur” inancını sanayicilerimize ve devlet ricaline altın harflerle kazımıştır.

Bugün MİLGEM gibi askeri gurur projelerimiz okyanuslarda boy gösteriyorsa, sivil tersanelerimiz Avrupa’nın ve dünyanın en modern gemilerini sıfırdan tasarlayıp denizlere indirebiliyorsa, bu muazzam teknolojik devrimin temelinde Teoman Özalp’in yetiştirdiği o liyakatli mühendis ordusunun dâhiyane fikirleri ve uykusuz geceleri yatmaktadır. O, akademik bilginin nasıl vatanseverliğe dönüşebileceğini, denklemlerin nasıl bağımsızlık zırhı olabileceğini bizlere göstermiştir.

Cumhuriyet’in 100 yılı aşan denizcilik rotasında, Kabotaj Bayramı’nı kendi tersanelerinde kendi bayrağıyla kutlayabilen o hür bir neslin oluşmasında Prof. Dr. Teoman Özalp’in o tükenmez ilim sevdası vardır. Çizdiği rotalar, yazdığı kitaplar ve aşıladığı vizyon, sadece mühendislerin bilgisayarlarında değil; köpükler saçarak dalgaları yaran o çelik gemilerimizin her bir omurgasında ebediyen çağlamaya devam edecektir. Ruhu, bilimin o aydınlık okyanusunda şad olsun.