Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Şefik Göğen

Türk denizcilik kültürünün o asil, vakur ve tavizsiz geleneklerinin, fırtınalı

Türk denizcilik kültürünün o asil, vakur ve tavizsiz geleneklerinin, fırtınalı köprüüstü mesaileriyle amfilerdeki teorik ders kitapları arasında kusursuzca harmanlandığı o efsanevi kuşağın en ulu, en saygın temsilcilerinden biridir Kaptan Şefik Göğen. Okyanusların hırçın, yazılmamış ve acımasız doğa kurallarını; denizde can güvenliğinin, hukukun ve denizci ahlakının çelikten kurallarıyla birleştiren, sivil bahriyemizin anıtsal “eğitmen-süvari”sidir.

Kabotaj ruhunun, denizlerimizde sadece gemi yüzdürmek olmadığını; bu büyük egemenliğin, liyakatli, şahsiyetli ve bayrağının onurunu namusu gibi koruyan nitelikli denizciler yetiştirerek ebedi kılınabileceğini savunan muazzam bir akıl hocasıydı. Şefik Göğen için denizcilik sıradan bir teknik meslek veya ulaşım aracı değil; kökü yüzyıllara dayanan yüksek bir medeniyet tasavvuru, eşsiz bir yaşam felsefesi ve her türlü zorluk karşısında dik durabilen büyük bir karakter inşasıydı. O, sivil denizciliğimizin o sarsılmaz ve ebedi deniz fenerlerinden biriydi.

Yüksek Denizcilik Okulu’ndan (YDO) aldığı o derin ve köklü terbiyeyi, açık denizlerin o sert ve uykusuz fırtınalarında sınayarak gerçek bir uzakyol kaptanı olmanın her türlü çilesini çekmiştir. Ancak onun asıl büyük efsanesi, kaptanlık ceketinin ağırlığını, denizcilik eğitmeni olarak kürsüye taşıdığı an başlamıştır. Yetiştirdiği binlerce zabite sadece seyir astronomisi, gemi dengesi veya pusula sapmalarını öğretmekle kalmamış; o genç zihinlere “Türk Denizcisi” olmanın vakarını, ast-üst ilişkisinin o asil nezaketini ve deniz hukukuna olan sarsılmaz sadakati aşılamıştır.

Onun öğrencileri, okyanusun ortasında motorları sussa, pusulaları bozulsa bile; Şefik Göğen’den aldıkları o manevi pusula ve denizcilik ahlakıyla fırtınalardan sıyrılmayı başaran dirayetli kaptanlara dönüştüler. O, derslerinde her zaman “Gemiyi yürüten makine dairesi olabilir, ama o gemiyi sağ salim limana ulaştıran yegâne güç kaptanın vicdanı ve meslek onurudur” gerçeğini ilmek ilmek işlemiştir.

Sadece eğitimciliğiyle değil, yazdığı kıymetli eserler, hazırladığı denizcilik mevzuatları ve Türk Boğazları’nın emniyeti konusundaki tavizsiz hukuki duruşuyla da denizcilik literatürümüzün başucu kaynaklarını yaratmıştır. Uluslararası sularda Türk bayrağının ve denizcisinin hakkını hukuken de savunacak o kurumsal aklın inşasında Şefik Göğen’in vizyonu çok büyüktür.

Bugün denizcilik fakültelerimizin koridorlarında, liman başkanlıklarında ve dünya okyanuslarında seyreden en modern gemilerimizin köprüüstlerinde onun eğittiği, feyz verdiği o altın nesil dümen tutmaktadır. Kabotaj Bayramı’nın o bağımsızlık ve egemenlik tacını; bilgiyle, ahlakla ve bilimle süsleyen bu eşsiz kaptan, 100. yıl dönümünde sivil bahriyemizin en unutulmaz, en şanlı sayfalarından birinde parlamaya devam etmektedir.

Kaptan Şefik Göğen’in ruhu, rüzgârla kucaklaşan bembeyaz yelkenlerde, denizlerimizi aydınlatan fenerlerde ve denizcilerimizin kalbinde ebediyen yaşamaktadır.