Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özden Örnek

Türk deniz gücünü sadece mavi sularda dalgaları yararak değil; aynı

Türk deniz gücünü sadece mavi sularda dalgaları yararak değil; aynı zamanda teknoloji, yerli mühendislik ve strateji masalarında da tam bağımsızlık rotasına sokan, “Milli Gemi” (MİLGEM) meşalesini her türlü amansız bürokratik fırtınaya, siyasi engele ve imkânsızlığa rağmen inatla tutuşturan o çelik iradeli, vizyoner amiraldir Özden Örnek. 1946’da İstanbul’da başlayan yaşamı, Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrası geçirdiği o sancılı jeopolitik dönüşüm süreciyle paralel ilerlemiş; Deniz Harp Okulu’ndan mezuniyetiyle başlayan şanlı kariyeri, hücumbot komutanlıklarının o dar köprüüstlerinden uluslararası NATO karargâhlarının geniş strateji masalarına kadar uzanmıştır.

O, denizi sadece üzerinde savaş gemilerinin yüzdüğü sıradan bir su kütlesi olarak değil; ulusal güvenliğin, yerli mühendislik kudretinin ve caydırıcılığın bizzat kendi tersanelerimizde inşa edildiği devasa bir bağımsızlık alanı olarak gördü. Mavi Vatan davasının sadece topla tüfekle değil, milli yazılım ve çelikle savunulacağına inanan eşsiz bir donanma aklıydı.

Uykusuz geceler, bitmek bilmeyen teknik toplantılar ve “biz yapamayız, dışarıdan alalım” diyen o eski ve köhnemiş zihniyetle yoğrulan amansız mücadelesi sayesinde; bugün Mavi Vatan’ın en uç, en tehlikeli sınırlarında süzülen, düşman radarlarına yakalanmayan o hayalet savaş gemilerimiz (TCG ADA sınıfı korvetler) ve tamamen yerli imkânlarla kodlanan savaş yönetim sistemlerimiz (GENESİS) filizlendi.

Klasik donanma anlayışından modern, teknoloji odaklı, ağ merkezli ve kendi kendine yeten, vurduğunu tam isabetle vuran milli bir deniz gücüne geçişin en sancılı dönemlerinde, atandığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı makamında dümeni daima sağlam tuttu. Özden Örnek, dışa bağımlılığın o paslı zincirlerini kırarak, Türk bahriyesinin yüzlerce yıllık “kendi savaş gemisini kendi yapan o hür donanma” hayalini bizzat tersanede gerçeğe dönüştüren o sarsılmaz ve ebedi başkomutandır.

Ancak onun hayatı sadece denizlerin hırçın dalgalarıyla ve tersanelerin çekiç sesleriyle değil, yakın tarihimizin en fırtınalı, en kumpas dolu siyasi-hukuki buhranlarıyla da acımasızca sınandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni derinden sarsan Balyoz Davası sürecinde ağır, haksız ve mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalıp esir edilen, fakat demir parmaklıklar ardında bile o dik duruşundan, denizci onurundan ve amirallik vakarından bir milim dahi taviz vermeyen Örnek, davanın çökmesiyle beraat ederek suçsuzluğunu tüm dünyaya kanıtladı.

Bu zorlu süreç, onun bir komutan olarak trajedisini değil; fırtınaya, ihanete ve haksızlığa karşı koyan çelikleşmiş karakterini simgeledi. 2018 yılındaki vefatıyla bedenen aramızdan ayrılsa da, arkasında sadece parlak bir askerî biyografi değil, Türkiye’nin teknolojik dönüşümünü özetleyen muazzam bir milli hafıza bıraktı.

Özden Örnek ismi, bugün Ege’de, Akdeniz’de bayrağımızı dalgalandıran o milli korvetlerimizin çelik sacında ve Kabotaj ruhunu askeri dehasıyla taçlandıran her genç subayın kalbinde ebediyen yaşamaktadır.