Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Kemal Kafalı

Denizcilik, sadece rüzgârı arkasına alıp sulara açılan cesur kaptanların değil;

Denizcilik, sadece rüzgârı arkasına alıp sulara açılan cesur kaptanların değil; aynı zamanda o gemilerin dalgalara karşı nasıl direneceğini, pervanenin suyu nasıl yaracağını ve o devasa çelik gövdelerin nasıl dengede kalacağını milimetrik hesaplarla çizen dâhi mühendislerin de sanatıdır. İşte Prof. Dr. Kemal Kafalı, Kabotaj Kanunu’nun denizlerimizde tesis ettiği o egemenlik hakkını, bilimsel formüllerle, hidrodinamik denklemlerle ve ileri mühendislik hesaplarıyla çelik zırha büründüren sivil gemi inşaat sanayimizin en büyük, en saygın bilim insanlarından biridir.

Okyanusların o vahşi, hesaba gelmez ve hırçın doğasını, laboratuvarların sessiz, matematiksel ve kusursuz dünyasıyla dize getiren anıtsal bir akademisyendir. Ord. Prof. Ata Nutku’nun İTÜ’de yaktığı o milli gemi inşa meşalesini devralarak, onu modern ve çağdaş bir bilim ekolüne dönüştüren; Türkiye’nin kendi gemisini tasarlayıp üretme vizyonuna akademik ve pratik anlamda çağ atlatan efsanevi bir hocadır.

1921 yılında başlayan o verimli ve denize adanmış ömrü, Türk gemi inşaat mühendisliğinin evrim geçirdiği tüm kritik eşiklere tanıklık etmiş ve bizzat o eşikleri aşan projelere liderlik etmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makina Fakültesi bünyesindeki Gemi İnşaatı Kürsüsü’nde asistan olarak başladığı o meşakkatli yolculukta, yüzünü daima dünya standartlarındaki teknolojiye dönmüş; ancak ayaklarını daima Türk tersanelerinin, Pendik’in, Haliç’in ve Tuzla’nın o kızaklarına sağlam basmıştır.

Gemilerin su içindeki direncini, sevk sistemlerini ve form optimizasyonunu bir sarraf titizliğiyle inceleyerek, bugün denizlerimizde seyreden pek çok sivil ve askeri geminin güvenli rotasını ta kâğıt üzerindeyken o çizmiştir. Onun çalışmaları sayesinde Türk tersaneleri, yabancıların elinden çıkma hazır projeleri uygulamak zorunda kalan birer montaj atölyesi olmaktan kurtulmuş; kendi dizaynını yapan, kendi modelini test eden ve küresel pazarda rekabet eden ar-ge merkezlerine dönüşmüştür.

Sadece bir gemi inşa teorisyeni değil, aynı zamanda 1980’li yılların o en fırtınalı, en zorlu dönemlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Rektörlüğü gibi son derece ağır bir görevi de omuzlayarak eğitim camiamızın fırtınalı sularda karaya oturmasını engelleyen eşsiz bir idareciydi.

Kemal Kafalı, okyanusları aşan vizyonunu amfilere taşıyarak, sadece gemi tasarlayan değil; karakteri sağlam, devletini ve milletini seven on binlerce mühendis yetiştirmiştir. “Kendi gemisini bilimle tasarlayamayan bir millet, o denizlerde ancak başkalarının dümen suyunda seyretmeye mahkûmdur” gerçeğini Türk akademisinin ve ağır sanayisinin kalbine altın harflerle kazımıştır.

Bugün gururla denize indirdiğimiz her yerli tasarım geminin o kusursuz hidrodinamik yapısında, tersanelerimizde çekiç sallayan mühendislerin zihinlerinde ve Mavi Vatan’ı savunan askeri-sivil her teknenin omurgasında Kemal Kafalı’nın o derin, matematiksel ve eşsiz dâhi aklı yatmaktadır. Türk deniz biliminin bu sarsılmaz çınarı, dalgalar var oldukça gemilerimize yön veren o ölümsüz akıl pusulası olmaya devam edecektir.