Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Gündüz Aybay

Denizlerin o hırçın, yazılmamış sert kuralları ile karadaki hukukun keskin,

Denizlerin o hırçın, yazılmamış sert kuralları ile karadaki hukukun keskin, rasyonel ve sistematik maddelerini tek bir potada eriten; köprüüstünün rüzgârlı yalnızlığından akademik kürsülerin vakur atmosferine uzanan muazzam bir köprü kuran müstesna bir şahsiyettir Gündüz Aybay. O, Türk denizcilik tarihinde hem bir uzakyol kaptanı olarak dalgalarla boğuşmuş hem de ilk hukukcu denizci olarak mavi vatanımızın ve Türk Boğazları’nın uluslararası arenadaki en sarsılmaz savunucusu olmuştur.

Kabotaj Kanunu’nun bu topraklara kazandırdığı egemenlik hakkının sadece sularda gemi yüzdürmekle korunamayacağını, bu hakkın uluslararası hukuk metinlerinde de çelikten maddelerle tahkim edilmesi gerektiğini dünyaya gösteren vizyoner bir akıldır. Denizcilik camiasında ona duyulan derin saygı, denizin tuzunu yutmuş bir deniz kurdu ile hukukun adalet terazisini elinde tutan bir bilgenin tek bir bedende hayat bulmasından geliyordu.

1934 yılında başlayan yaşam serüveni, onu Türk denizciliğinin omurgası sayılan Yüksek Denizcilik Okulu’nun (YDO) o efsanevi koridorlarına taşımıştı. 1954 yılında Güverte Bölümü’nden mezun olduktan sonra, uzun yıllar açık denizlerde süvarilik yaparak okyanusların dilini öğrendi. Ancak o, ufkun ötesine bakarken denizcilerin karada maruz kaldığı hukuki sahipsizliği, uluslararası sularda yaşanan karmaşık ihtilafları ve Türkiye’nin deniz hukukundaki eksikliklerini derinden hissetti. Bu boşluğu doldurmak adına, kaptanlık ceketinin üzerine hukuk cübbesini giymeye karar vererek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Bu iki muazzam disiplini birleştirdiği andan itibaren Türk bahriyesi, haklarını uluslararası arenada santim santim savunacak en büyük hukuk savaşçısını ve bilge akıl hocasını kazanmış oldu.

Gündüz Aybay’ın Türk deniz tarihine sunduğu en hayati hizmetlerden biri, hiç şüphe yok ki Türk Boğazları’nın seyir güvenliği ve hukuki statüsü üzerine verdiği amansız mücadeledir. Montrö Türk Boğazlar Sözleşmesi’nin her bir satırını deniz emniyeti kurallarıyla harmanlayarak, Boğazlarımızın yabancı gemilerin hoyratça geçiş yaptığı sıradan birer su yolu olmadığını, İstanbul’un ve tüm ülkenin güvenliğinin kalbi olduğunu dünyaya kanıtladı. Deniz kazalarının, büyük tanker yangınlarının ve çevre felaketlerinin karşısına kaleme aldığı hukuki mevzuatlar, tüzükler ve bilimsel makalelerle çıktı. Onun hukuki dehası, Boğazlar tüzüklerinin hazırlanmasında ve Türkiye’nin kendi kara sularındaki mutlak egemenliğinin pekiştirilmesinde en sağlam dayanak noktası oldu. Hukuku soyut bir kavram olmaktan çıkarıp, gemilerin güvenle seyretmesini sağlayan canlı bir kalkana dönüştürdü.

Bir akademisyen olarak İTÜ Denizcilik Fakültesi’nde ve diğer eğitim kurumlarında yetiştirdiği binlerce öğrenci, bugün dünya denizlerinde onun aşıladığı “deniz hukuku bilinciyle” ve tavizsiz meslek ahlakıyla dümen tutmaktadır. Onun dersleri, sadece kuru kanun maddelerinin ezberletildiği yerler değil; bir gemi adamının okyanusun ortasında hakkını nasıl arayacağını ve Türk bayrağının onurunu nasıl koruyacağını öğreten birer hayat okulu niteliğindeydi. Denizcilik kültürünün kalıcı olması, geçmişin geleceğe taşınması amacıyla kurduğu Aybay Denizcilik Vakfı ve geride bıraktığı onlarca kıymetli kaynak kitap, bugün bile hem genç zabitlerin harita masalarında hem de hukukçuların kütüphanelerinde en güvenilir deniz feneri olarak ışık saçmaya devam etmektedir. Değerli hocamın öğrencilerin deyimi ile başlı başına bir okul ve ekoldü. Karşısında kim olursa olsun her hangi bir doğru bildiği fikri çekinmeden savunan ender bir kişilikti.

2001 yılında aramızdan ayrılarak ebedi seyrine çıkan Kaptan Hukukçu Gündüz Aybay, Kabotaj’ın 100. yıl dönümünde arkasında yeri doldurulamaz bir entelektüel miras bırakmıştır. O, dalgalar karşısındaki kaptan soğukkanlılığını, hukukun karmaşık labirentlerinde bir adalet meşalesine dönüştüren, Türk denizciliğinin hem beyni hem de vicdanı olmuş anıtsal bir şahsiyettir. Mavi Vatan’ın hukuki sınırlarında nöbet tutan her hukukçunun kaleminde ve Boğazlar’dan geçen her geminin emniyetli rotasında Gündüz Aybay’ın aydınlık aklı, titiz işçiliği ve devasa ruhu yaşamaya ebediyen devam edecektir.